Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 921

Enver abim buyurdular ki;
 
Birgün Mübâreklere; Efendim, Kuleli'de beşyüz tane talebe vardı. Kuleli'den yalnız Zeki abi ile Enver abiyi eve da'vet etdiniz. Ne hikmeti var? Diğerlerinden ne fark gördünüz , diye sordum, ama yıllar sonra! Mübarek Hocamızın verdikleri cevâb şu oldu; İttekû firâsete'l mu'mini fe innehû yenzuru bi nûrillâh. Siz mü'minlerin firâsetinden sakınınız, Onlar Allah'ın verdiği bir nûr ile bakar. Buna firâset derler kardeşim, buyurdular. Mübârekler o firâsetle bugünleri görmüşler.
 
Mübârekler buyurdular ki; Eğer bir âlim, bir âlimi medh ederse, secde-i şükre varsın. Eğer bir âlimi bir câhil medh etse ne olur, zem etse ne olur. Onun hiç kıymeti yoktur. Efendi hazretleri hemen hemen bütün emeğini Mübâreklere vermiş. Efendi hazretlerinin talebelerinden ba'zıları diyordu ki; Hilmi abi geldiği zemân Efendi hazretleri herkesle ilgisini keser, yalnız Hocamızla meşgûl olurdu. Eğer bugün buradaysak, işte o sevginin, o itâatin, o aldıkları duanın bereketiyle buradayız. Çünki, Mübarekler buyurdular ki; bir gün Efendi hazretlerine gitdim, çok üzgündü. Beni dinleyen kazanır; fekat dinleyen yok, buyurdu. Çok korktum, çok üzüldüm; bana, sen laf dinlersin, buyurdu.
 
ali zeki osmanağaoğlu

İSTATİSTİKLER

Bugün:460
Dün:1,977
Bu Ay:26,890
Toplam:13,494,335
Online Ziyaretçiler:5
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842