Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 1174

Enver abim buyurdular ki;
 
Bir arifin dişi ağrıyormuş. Gitmiş dişçiye, aman doktor, canım doktor buna bir çare bul, ben ölüyorum, demiş. Diş hekimi; canım sıkıldı diş çıkartmaktan, diş tamir etmekten ibadete vakit bulamadım. Ne istiyorsun, demiş. Arif, ne kadar para istersen veririm, zaten para var, demiş. Diş hekimi; ihtiyacım yok Allah'a şükür. Kaç senedir ibadet yapıyorsun, demiş. Ârif, otuzbeş senedir ibadet yapıyorum, demiş. Diş hekimi; ben senin diş ağrını durdururum. Ama bana otuzbeş senelik ibadetini vereceksin, demiş. Arif; sen deli misin. Bir diş ağrısı için olur mu, demiş. O da, ben de sana ilaç vermem. Otuzbeş senelik yaptığın bütün ibadetlerin sevabını bana bağışlayacaksın, demiş. Arif; La ilahe illallah, nereden çattık bu doktora. Ya Rabbi, benim dişim iyi olursa ben tekrar ibadet yapabilirim. Ama o diş ağrısıyla ben bir şey yapamam. Sen her şeye kadirsin. Ona da verirsin, bana da verirsin, kabul, demiş. Tamam, otur şu koltuğa. O bir damlayı damlatıyor. Adam gözünü bir açıyor. Ağrı kalmıyor. Diş hekimi; senin ağzında otuziki tane diş var, bu, daha bir. Diğer dişlerin de ağrırsa ne yapacaksın, diyor. Arif; ben kendimi evliya sanırdım, siz müthiş birisi imişsiniz, diş doktoru olarak hem de diyor... Bir tane de burada var, Ali Zeki abi...
 
ali zeki osmanağaoğlu

İSTATİSTİKLER

Bugün:93
Dün:1,263
Bu Ay:30,443
Toplam:13,585,244
Online Ziyaretçiler:2
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842