Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 1495

Enver abim buyurdular ki;
 
Muvaffakiyet, ancak Allah'ın yardımıyla olur ve Allah İslamın şartlarından razı ve memnundur. Siz kimden yardım bekliyorsunuz? Kendi başarısından, kendi mesleğinden, kendi meşrebinden, kendi parasından? Hayır! Yardım, Allah'tandır, Allah bunlardan razıdır. Onun için, şu şöyle yapıyor, bu bilmem şunları söylüyor diyen insanlarda hastalık vardır, bunlar boş şeylerdir. Çünki, insandaki üstün haller, açlıktan olur. Aç bırak. Kimi? İstediğini. İster papaz olsun, ister müslüman olsun. İkisinde de sonunda ya istidrac ya keramet mutlaka teşekkül eder. Çünki, zayıflayan nefse, ruh, maneviyat hakim olur. Bu eğer mü'minde teşekkül ederse, ruhanidir, makbuldür. Ama fasıkta mı, zalimde mi, mübarekte mi, nasıl ayıracaksın? Çünki haller aynıdır. Tövbe... Yol o değildir. Yol budur. Tadil-i erkanla ve cemaatle beş vakit namazı kılmak. Buna Allah yardım eder. Dolayısıyla, eğer bir mü'min zengin olmayı parasında biliyorsa, o, fakirdir. Eğer bir mü'min, karnını doyurmayı yemekte biliyorsa, o, açtır. Neden? Çünki, ancak Allah'ın verdiği zenginlik, zenginliktir. Allahü tealaya dua ederek, O'na yalvararak, O'nun emir ve yasaklarına uyarak elde edilen, zenginliktir. Cenab-ı Hakkın yarattığı lokmaları tefekkür ederek, O'nu düşünerek, O'na hamd ederek yenilen yemek, insanın karnını doyurur ve onu ibadete koşturur. Aksi halde, çeşit çeşit yemeklerle karnının doyacağını düşünen, hem hiç doymaz, hem o yedikleriyle beraber, hep günaha girer.

Huzur Pınarı

İSTATİSTİKLER

Bugün:675
Dün:1,977
Bu Ay:27,105
Toplam:13,494,550
Online Ziyaretçiler:17
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842