Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 1654

Enver abiler buyurdular ki;
 
Üniversitede öğrenci iken Hocamızın evine geldim. Abdülhakim çıktı ve babam hasta, dedi. Biz de böyle bir kelimeyi duymadığımız gibi duymak da istemeyiz. Ben görmek istiyorum, ziyaret etmek istiyorum, dedim. İzin çıktı ve içeriye girdim. Hocamız buyurdular ki; ya kardeşim, hasta oldum, ateşler içerisinde burada yatıyorum. Ama kayınpederim Yusuf Ziya beğ gelse, kapıdan içeri girse, bana dese ki, ne oldu Hilmi, hasta mısın, hiçbir şeyim kalmaz. Çünki, Onda Efendi hazretlerinin kokusu var. O kokuyu bulduğum anda bende bir şey kalmaz.
 
Hayatta bu güne kadar Mübareklere şahsımdan, ağabeylerden veya hizmetlerden kötü bir haber var demedim. Arkadaşımız bir bardak kırsa; efendim, su getirdi, çok güzel su dedim. Biz kırılabiliriz ama Mübarekler bir kırılırsa sonra nasıl düzeltiriz. Belki de arkadaşlarımızın en büyük güvencesi bu. Bilir ki Enver abi Hocamıza kötü haber söylemez. Biz beşeriz, beşeriyet içinde hareket ederiz ve kötü haber söylemeyiz ve diyorum ki, kim Enver abiye üzücü haber vermiyorsa Allah ondan razı olsun. Veriyorsa, Allah onu ıslah etsin derim. İnsanları sevindirin. Üzücü haber iyi değildir. Faydası yok zararı çok.
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:538
Dün:1,217
Bu Ay:29,625
Toplam:13,584,426
Online Ziyaretçiler:2
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842