Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 1674

Enver abiler buyurdular ki;
 
Bir gün hazret-i Ali 'kerramallahü vecheh' eve geldi; ama çok üzüntülüydü. Fatıma annemiz, hayırdır inşallah ya Ali. Nedir bu üzüntün, buyurdular. Buyurdular ki; Bugün hazret-i Osman 'radıyallahu anh' cenab-ı Peygamberi 'aleyhissalatü vesselam' ve birçok Eshab-ı kiramı evine davet etti ve çok güzel bir ziyafet verdi. Ben de oradaydım. İçimden, ya Rabbi, ben böyle bir hizmetten mahrumum. Cenab–ı Peygamberi davet edemiyorum. Eshab-ı kiramı çağıramıyorum. Fakirlik, yoksulluk sebebiyle, bu sevaptan mahrumum, diye üzüldüm. Fatıma annemiz buyurdular ki; Sen cenab-ı Peygamberi ve Eshab-ı kiramı çağır, yemek benden. Hazret-i Ali 'radıyallahü anh', ya Fatıma, evde ne var ne yok ben de biliyorum, sen de biliyorsun, dedi. Fatıma validemiz, sen orasını bana bırak dedi ve hazret-i Ali 'radıyallahü anh' koşa koşa cenab-ı Peygambere 'aleyhissalatü vesselam' gitti, ya Resulallah, kızınız eve yemeğe çağırıyor, dedi. Sadece beni mi, buyurdular. Hayır, Eshab-ı kiramla beraber çağırıyor, dedi. Tamam buyurdular, Eshab-ı kiramı 'aleyhimürrıdvan' çağırıp, eve vardılar. Evde bir çömlek var, içinde bir şey yok. Sonra ona biraz su koyup, ateşe koyuyor. Çorba değil, su! Hazret-i Ali, ya Fatıma, çağırdık; fakat ne ikram edeceğiz, dedi. Fatıma validemiz, bu, Allahü tealanın Peygamberidir. Cenab-ı Hak onu Cennet nimetleriyle besler. Bize ne? Biz sadece sebebe yapıştık, cenab-ı Hakka dua edelim. Ya Rabbi, Cennet nimetlerinden bize de ver, işte Habibin, işte Eshabı, dedi. Sofrayı kuruyorlar, bir bakıyorlar ki, yemekler, meyveler her şey var. Cenab-ı Peygamber 'aleyhissalatü vesselam' tebessüm etmeğe başlıyor, Eshab-ı kirama, yiyin, Cennet nimeti bunlar, buyuruyorlar. İşte hazret-i Fatıma validemizin Allaha tevekkülü böyleydi.
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:1,655
Dün:2,054
Bu Ay:23,299
Toplam:13,617,217
Online Ziyaretçiler:7
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842