Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 1762

Enver abiler buyurdular ki;
 
Birgün Peygamberimiz "aleyhissalatü vesselam" Mescid-i Nebevi'de sohbet ederken, mescid tamamen dolmuş. Derken, kapıdan içeri üç kişi girmiş. Birincisi, cenab-ı Peygamberi görünce, milletin üstünden atlaya atlaya önüne gelmiş. İkincisi, bu millet rahatsız edilir mi demiş, kapının dibine oturmuş. Üçüncüsü, bakmış bakmış, burada bana yer yok demiş, çekmiş gitmiş. Cenab-ı Peygamber 'aleyhissalatü vesselam' buyurmuş ki; Ben şimdi size bu üç kişiyi anlatacağım. Şu önümde oturan, o kadar Allah ve Peygamber âşıkıdır ki, nereye bastığının farkında değil. Milletin omzuna basmış, başına basmış, farkında değil. Bu, aşkı, sevgisi sebebiyle, Allahü tealanın merhametine kavuştu. Allah rahmet eylesin, mübarek Hocamız buyurmuşlardı ki; Akılla aşk, bir araya gelmez. Adam çok akıllıysa, onda aşk yoktur. Eğer âşıksa mazurdur, mazereti vardır. Bir gece Kuleli Askeri Lisesinde Mübareklerin evine gece saat ikide gelmişler. Kapıyı çalmışlar, Mübarekler çıkıyorlar ki, saat iki. Bakmışlar, bir iki arkadaş. Efendim, hayırdır inşallah, başınıza bir şey mi geldi, buyurmuşlar. Yok. Ziyarete geldik, demişler. Nasıl gittiniz, dedim. Ne bileyim ben saate bakmadım ki.. Ben Mübareklere bakıyorum, dedi. İyi, mübarek olsun, dedim. Üçüncüsü, çekip giden, o bize sırtını döndü, Allah da ondan yüzünü çevirdi. Kapı dibine oturan, ihsan-ı ilahiye kavuştu. Öteki afv oldu. Öteki haya ve edebinden dolayı, ihsan-ı ilahiye kavuştu. Üçüncüsü de sırtını çevirdiği için, Allahü teala da ondan yüzünü çevirdi, kaybetti. Dolayısıyla, başımıza ne gelirse gelsin, dine uygunluğu bakımından hareket etmemiz lazımdır. Nefsimize uygun olarak hareket edersek, yanarız.
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:167
Dün:1,490
Bu Ay:32,458
Toplam:13,675,444
Online Ziyaretçiler:2
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842