Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 1845

Enver abiler buyurdular ki;
 
Bir gün bir tekkeye çok miktarda gıda maddesi gelmiş. Talebesi hocasına, bunları ne yapalım demiş. Hocası da, talebelere ver demiş. Yiyecekler dağıtılmış ama yine çok kalmış. Şimdi ne yapalım? Hoca, git fakirlere dağıt demiş. O da arayıp tarayıp kilisedeki fakirleri bulmuş. Yemekleri dağıttıktan sonra dergâha geri dönmüş. Fakir bulamayınca oraya götürdüm. Hoca, iyi yapmışın demiş. Bir saat sonra kilisedeki fakirlerin hepsi dergâha gelmişler. Şeyh efendiyi görmek istiyoruz, demişler. Mübarek zatı görünce, efendim ne olur bize islamiyeti telkin dedin, biz hepimiz Müslüman olacağız. Başlıyorlar kelimeyi şehadet getirmeye, yer gök inliyor. Talebesi hocasına, efendim bunlar bir yemek yediler Müslüman oldular, bunun hikmeti nedir? Buyurmuşlar ki, müminlerin artığında şifa vardır. Sen bu yemeği onlara verdin. Allahü teâlâ onların kalbine bir nur verdi. O nur onlara islamı nasip etti. Onun için, ya verici olun ya alıcı olun.

Gelelim Enver abinin sağlığına. Bu ay netameli geçti. Biraz problemli geçti. Tansiyon 3,5 a indi. O vaziyette yukarı çıkamadım. Arkadaşlar beni kucakladıkları gibi yukarı çıkardılar. Bu halsizlik üç gün sürdü. Ama toparladık elhamdülillah. Tabii bu sarsıntıyla böbrek rahatsızlanıyor, o rahatsız oluyor, bu rahatsız oluyor. Yarın inşallah hastaneye gideceğiz...
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:203
Dün:1,112
Bu Ay:22,851
Toplam:13,868,817
Online Ziyaretçiler:3
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842