Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Huzur Damlaları - 552

Hasan-ı Basrî "radıyallahü anh" hazretleri buyurdular ki;

Hasan-ı Basrî hazretlerinin Ömer bin Abdülazîz'e yazdığı bir mektûb şöyledir:
 
Dünyâda, ümit, belâ, beraberdir. Dünyâda kalmanın sonu, yok olmaya gider. Onun sevinci hüzün ile karışıktır. Dünyâda ne geleceği belli olmaz ki, beklenip tedbir alınsın. Dünyâdaki arzular, yalancıdır. Emelleri boştur. Onun iyiliği kederdir. Eğer iyi düşünürse, Âdemoğlu, onda her an tehlike ile karşı karşıyadır. İnsan, rahatlık hâlinde de, musîbet zamanında da, tehlikeli durumlara düşmemeğe gayret göstermelidir.

İnsana öleceğini, Allahü teâlâ ve Peygamberleri (aleyhimüsselâm) bildirmemiş olsa bile, dünyâ onu uykudan mutlaka uyaracaktır. Bununla beraber, yine Allahü teâlâdan azâb ile korkutan, Cennet ile müjdeliyen rehberler geldi. Allahü teâlânın indinde dünyânın zerre kadar kıymeti yoktur. Resûlullah efendimize (aleyhisselâm) dünyâ hazineleri arz olundu da, o kabûl etmedi. Verilmiş olsaydı bile, Allahü teâlânın nezdindekinden sivrisinek kanadı kadar bir şey eksilmezdi. Dünyâ, imtihan için sâlih ve ibâdet edenlerden alındı. Aldatmak için de, Allahü teâlânın düşmanlarına verildi. Dünyâ verilerek aldatılanlar, dünyâyı elde etmekle, ele geçirmekle, kendilerine ikram edildiğini zannederler. Allahü teâlânın, Musa'ya (aleyhisselâm) şöyle buyurduğu rivâyet edilir: "Zenginliğin geldiğini gördüğün zaman, (Bu, cezası çabuklaştırılmış bir günah) de, fakirliğin geldiğini görürsen, (Hoş geldin ey sâlihlerin şiarı, alâmeti) de, istersen rahatlık sahibini öv."
 
İslâm Âlimleri Ansiklopedisi

İSTATİSTİKLER

Bugün:553
Dün:1,473
Bu Ay:32,377
Toplam:13,587,178
Online Ziyaretçiler:4
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842