Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

BEBEK VE ANNESİ

Peygamber-i zîşânın çoktur mûcizeleri.
Dost düşman kabul eder ve söyler bu şeyleri.

Böyle mûcizeleri gören bâzı kâfirler,
İnsaf edip, îmânla şerefleniverdiler.

Resûlullah, bir yolda yürüyorken bir defa,
Karşıdan da bir kadın gelirdi bu tarafa.

Bu kadın, o Server'e düşmanlık beslerdi pek,
Vardı hem kucağında yeni doğmuş bir bebek.

Kadın, Resûlullahın geçerken tam yanından,
Büyük bir insan gibi konuştu bebek o an:

(Esselâmü aleyke yâ Resûlallah!) dedi.
Resûlullah durdu ve selâma cevap verdi.

Sonra suâl etti ki o küçücük bebeğe:
(Peygamber olduğumu nereden bildin öyle?)

Bebek, devam ederek yine konuşmasına,
Dedi ki: (Hak teâlâ bildirdi bunu bana.

Hazret-i Cebrâil de yanımdadır şu saat.
İşaret etmektedir gösterip seni bizzat.

Ey Allahın Resûlü, duâ et benim için.
Cennete gittiğinde, ben olayım hizmetçin.)

Peygamber Efendimiz ona duâ edince,
Bebek bunu anlayıp, kapıldı bir sevince.

Tebessüm eyleyerek dedi: (Yâ Resûlallah!
Sen Allahın kulu ve Peygamberisin Vallah.

Ne mutlu o kula ki, etmiştir sana îmân,
Ne yazık o kula ki, mahrumdur bu îmândan.)

Allahın Resûlüne bunları söyleyerek,
Teslim etti rûhunu sonra Allah! diyerek.

Kadın, kucağındaki bu küçücük bebekten,
Bunları dinleyince, insafa geldi hemen.

Kalbinde o Server'e beslediği düşmanlık,
Sevgi ve muhabbete dönüşmüş idi artık.

Kelime-i şehâdet getirerek sonunda,
Îmânla şereflendi Resûlün huzurunda.

Dedi: (Yâ Resûlallah, küfürde geçti ömrüm.
Şimdi elhamdülillah zulmetten nûra döndüm.)

O kadın, sevincinden Allah dedi ve hemen,
Ruhunu teslim edip, ayrıldı bu âlemden.
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:567
Dün:1,473
Bu Ay:32,391
Toplam:13,587,192
Online Ziyaretçiler:4
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842