Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 1756

Enver abiler buyurdular ki;
 
En rahat, en huzurlu mümin; kendisiyle hesaplaşandır, başkasıyla değil. Maalesef hep başkasına baktığımız için kendimizi göremiyoruz. Halbuki bize kendimizi görebilmemiz için ayna veriyorlar. İşte o aynaya bakıp kendimizi görmemiz lazımdır. O ayna; mürşid-i kâmillerdir, onların eserleridir. Dolayısıyla, Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye de çok mükemmel bir aynadır. O aynaya bakıp, yani onu okudukça kendisini tanıyanlar kurtulacaktır. Yusuf aleyhisselam Cennet güzeli, beşer güzeliydi. Çok sevdiği bir arkadaşı onu ziyaretine geldi. O da ona takıldı. Hiç hediye yok mu? Olmaz mı? Size lâyık bir hediyeyi aradım taradım ve en sonunda buldum. Nedir o? Ayna. Bu ayna ne? Güzelliğinizi biz görüyoruz biliyoruz, ama kendiniz bilmiyorsunuz. Biz yanıyoruz, siz yanmıyorsunuz, dedi. Bunu anlatan devamla: Ey aziz, büyüklerin senin getireceğin hediyeye ihtiyacı yok. Ama hediye sevgiyi arttırır. Unutmayın ki, cenab-ı peygamber de "aleyhissalatü vesselam" senden hediye bekliyor, Allahü teala da senden hediye bekliyor. Sakın onları ihmal etme. Sen cenab-ı peygambere "aleyhissalatü vesselam" ne kadar salevat getirirsen, verdiğin hediyeden dolayı O da o kadar senden çok memnun olur. Sen beş vakit namazını kılarsan Allahü teala da senden hoşnut olur. Allahü tealanın kullarından beklediği, beş vakit namazdır. Namazını kılmayan cenab-ı Hakka hediye vermemiş oluyor demekdir. Nefes alıp veriyorsak namaz kılmak durumundayız. Eğer nefes alıp vermiyorsak, namaz sâkıt oldu demektir.
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:160
Dün:788
Bu Ay:14,336
Toplam:14,049,941
Online Ziyaretçiler:1
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842