Huzur Pınarı - Ab-ı Hayat - Âb-ı Hayat - 1822
Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 1822

Enver abiler buyurdular ki;
 
Mübarekler buyurdular ki; Bir talebenin talebe olabilmesi için, onda iki hususiyet olması lazımdır. Hangi talebede bu iki hususiyet varsa, işte o, talebedir. Birincisi, edeb ve saygıdır. İkincisi, dünyalık olarak eline ne kadar servet ve şöhret geçerse geçsin, aklını kaybetmeden tevazu sahibi olmasıdır. Çünki insanlar bu servet ve şöhret düşkünlüğü yüzünden belli bir seviyeye gelmeye çalışırlar, gelirler de, ondan sonra da inemezler bir daha geriye. Onun için, Mektubâtta da var, bir dünya ehli ile karşılaşırsanız, yolunuzu değiştirin. Aynı mahalledeyseniz, başka yere gidin, karşılaşmayın. Kalbiniz meyl eder. Mübarek hocamız bir gün buyurdular ki, bizim bu yol çok hassas ve ince bir yoldur. Bu yolda en büyük dikkat edilecek unsur, yüksek mevki sahipleriyle ve zenginlerle fazla dostluk kurmamak lazım. İnsanın kalbi meyleder. Aslını kaybeder. Önce kalbi meyleder sonra da aslını kaybeder. Onun için, talebenin asıl vasfı, herkese karşı, Allahü tealaya karşı, Peygamberimize karşı, Hocasına karşı, komşusuna karşı, ailesine karşı, kardeşine karşı, arkadaşına karşı... edebli olmasıdır. Çünki Şâh-ı Nakşibend hazretleri 'kuddise sirruh' bizim yolumuzun başı edeptir, ortası edeptir, sonu yine edeptir, buyurmuşlar. Yine buyurmuşlar ki; Hiçbir bîedep Allah dostu olamaz. Peki, mübarekler ne buyuruyorlar? Edep nedir efendim buyurdular. Edep nedir? Edep, haddini bilmektir buyurdular. Sen kim oluyorsun? Bir kılcal damarın, saniyenin onda biri tıkansa felç oldun. Peki kim o kılcal damarları, ki 140 bin km yani ne kadar bilemiyorum, belki dünyayı üç dört defa dolaşacak kadar insan vücudunda, bir tek insanda, bu kadar kudrete bakın ki kılcal damar var. Yani vücudumuzun her tarafı damar. Çünkü damar demek kan demek, kan demek hayat demek. Hayat ulaşmazsa ne olur. Elhamdülillah, Mübareklerin kendi sözü olmasa vallahi söylemem, utanırım; ama Mübareklerin kendi sözüyle, Kuleli Askeri Lisesinde tanıdığım Enver Ören ne ise, bugün de aynı. Edebinden ve tevazuundan hiçbir şey kaybetmemiştir, buyurdular.
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:87
Dün:676
Bu Ay:14,295
Toplam:13,957,075
Online Ziyaretçiler:1
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842