Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 1912

Enver abiler buyurdular ki;
 
Büyük bir zat var, Necmeddin-i Kübra hazretleri "rahmetullahi aleyh". Onun zamanında bir tüccar oralara gitmiş. Ticaretini yapmış, iyi kazanmış. Demiş ki, bir büyük varsa buralarda, sohbetine gideyim. Nihayet, Necmeddin-i Kübra hazretlerinin "rahmetullahi teala aleyh" dergahına gelmiş. Dergah tıklım tıklım ama kimse konuşmuyor. Herkes başını eğmiş, edeble oturuyor. O da en arkalarda bir yer bulmuş ve başını eğmiş. Kimse konuşmuyor, bir, bir-buçuk saat sonra Necmeddin-i Kübra hazretleri "rahmetullahi aleyh" başını kaldırmış ve buyurmuş ki: Tüccar nerede Adamcağız her halde beni çağırıyor deyip, efendim demiş. Hazret, yanıma gel ve bana kağıt kalem getirin demiş. Yazmış mübarek: "Bu tüccar, memleketine gidip halkı irşad edecek. Bu, bizden kendisine mutlak icazettir. Vesselam".

Adam kalkıp gidecek. Onlarca talebe yolunu kesmiş. Allah aşkına söyle, sen ne yaptın. Hayatında ilk defa bu zatı görüyorsun. Hiç konuşmadın, sadece bir, bir buçuk saat oturdun. Mürşid-i kâmil olarak mutlak icazetle gidiyorsun. Nasıl oldu bu, lütfen bize anlat. Bizler senelerdir buralardayız.

Tüccar diyor ki. Diz çöküp oturdum. Hazret-i şeyh bana bir hortum taktı (manevi), içimde ne varsa, damarlarıma kadar, hücrelerime kadar, ne varsa hepsini boşalttı. Sonra mübarek göğsünden kalbime akıttı, akıttı, akıttı. Tam ben taşıyordum ki gözler açıldı ve icazet yazıldı. Anlayacağınız, tüccar geldim derviş gidiyorum. Tüccarlık, mal mülk para artık yok.

Talebeler bu sefer gidiyorlar mubarek hocalarına. Hocam bu nasıl oldu. Bu ne saadet. Buyuruyor ki; öyle gelen böyle gider. O, kalbinde hiçbir düşünce olmadan, sırf istifade etmek için ama tam bir teslimiyet ile gelmişti. Tam bir yetki ile de gitti. Öyle gelen böyle gider.
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:907
Dün:868
Bu Ay:16,438
Toplam:14,026,785
Online Ziyaretçiler:4
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842