Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 2324


Huzurpınarı ailesinin muhterem üyelerinin Cum'a gününü tebrik eder, müstecâb dualarınızı istirham ederiz efendim.
Allahü tealaya emanet olunuz efendim

ali zeki osmanağaoğlu


Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer....
 
Bâzı hatıralar vardır ki, kalblere nakşeder. O hatıraları hatırlamak, Cennet hayatı yaşamak gibidir.

22.04.2010, Gazetenin 40. yıldönümü yemeğindeki sohbetinden...

Enver abiler buyurdular ki;
 
Napolyon Bonopart bir savaşı kaybetmiş. Askerin üçte ikisi gitmiş, barut bitmiş. Herkes yara bere içerisinde, o gece generaller toplanmış, efendim ne karar vereceksiniz, demişler. Yani gece mi kaçalım, gündüz mü gidelim, ne yapalım? Hepsini tek tek dinlemiş. Hepsinin müşterek fikri, burayı terk edelim, hiç halimiz kalmadı. Ama karar yine Napolyonun. Şimdi kararımı veriyorum demiş, ayağa kalkmış, yarın sabah şafakla beraber hücum, demiş. Yeni bir takviye mi geliyor, yoksa bilemediğimiz bir şey mi var, demişler. Bugüne kadar bilemediyseniz, zaten bilemezsiniz. Neden bu kararı verdiğimi size anlatayım demiş, ayağa kalkmış, Napolyon burada, demiş. Yarın hücum! Onun için, Enver abi burada, yarın hücum! Hem aboneyi arttırmaya, hem yüzelli sayfanın yüzelli gün devamlı çıkmasına. Bugün gazete yerinden kalkmıyor, bari parça parça bakayım, dedim. Hayırlı, mübarek olsun. Emeği geçen arkadaşlardan Allah razı olsun. Aramızda olup da vefat eden bütün arkadaşlarımıza, kardeşlerimize, büyüklerimize, Allah rahmet eylesin. Bu otobüs, mutlaka bazı yerlerde duracak, yolcular inecek, bazı yerlerden yenileri binecektir. Ama boşalmadan dolmak olmaz. İnsanlar da kendilerinden vazgeçmedikçe, Hakka kavuşamaz. Hakkı bulmanın, Hakka kavuşmanın yolu, kendini tanımaktan geçer. Kendisini tanımayan insan, başkasını hiç tanıyamaz. Kendisini tanıması için de, aynaya bakması lazımdır. Çünki insan kendisini görür ama, başkasını göremez. Ayna da, ahlakı düzgün, dindarlığı tam, Ehl-i sünnet âlimlerinin hayatlarını okumak, onlarla hemhâl olmaktır. Nasihatlerini dinlemekte fayda vardır. Nefsimize ağır da gelse, sonuç yine onların dediği olacaktır. Nereye kaçsak, sonunda yine orada, onlarla olacağız. Bir mübarek zât buyurmuş; Ölüm tek bir kapıdır, herkes oradan geçecektir. Orada ayrı bir vip kapısı veyahut da vip salonu yoktur. Zengin, fakir bir, herkes aynı kapıdan geçecektir. Yalnız şanslı olduğumuz taraf varsa, tek başımıza olursak kaybedebiliriz, kaybolabiliriz; ama birkaç kişi yanımızda olursa, hiç korkmayız. Çünki cenab-ı Hak kulları arasından birini seçerse, severse, onunla beraber olanların hepsini afv ediyor ve hepsini kabul ediyor. O iyinin hatırı için, hatalarıyla, suçlarıyla birlikte, hepsi iyiler zümresine yazılıyor. Onun için, cenab-ı Peygamber 'aleyhissalatü vesselam' buyuruyor ki; Din-ül mer'i din-ül halilihi. İnsanın dini, dostunun dini gibidir. Herkes ama herkes, kendi inancında olanlarla hemhâl olur, birbirini sever. Yabancılarla, başkalarıyla eğer frekans tutmuyorsa, uzun süre yaşayamaz, rahat edemez. Nitekim, Allahü teala Kur'an-ı kerimde, ettayyibatü littayibine vel habisatü lil habisine, buyuruyor. İyiler iyileri bulur, rahat olur. Kötüler kötülerle buluşur, onlarla rahat eder. Ama sonunda iki ayrı otobanda yürüyen insanlar, her otobanın varacağı noktada şaşırmayacaklar, niye ben buraya geldim demeyecekler. Çünki kendi tercihleriyle o yola girdiler. Havaalanında insan kendi parasıyla istediği yere gidebilir. Hiç kimse ona niye buraya gittin, diyemez. Ama hiçbir uçak havada kalmadığına göre, o da bir yere inecektir, indiği zaman sürprizle karşılaşmamak için, hangi tayyareye bineceğini biraz araştırması lazımdır. Çünki dinde zorlama yoktur. Ama elbette ki, izâhât vardır. Anlatmak vardır, kabul etmek veyahut da etmemek, şahsa kalmıştır. Ahirette hiç kimse ben duymadım, ben bilmiyordum diyemez. Hele bu memlekette, hele bu yerlerde! Bilmeyenlerle bilenler arasındaki fark, farklıdır. Hadi bilmeyenler bir derece. Bilip de yapmayanlar.. Onlar için sıkıntı daha büyük olacaktır.
 
Netice: İşte kırk yıl geçti, otuz yaşında bir delikanlı, Enver abi, yetmiş yaşına geldi ve elhamdülillah, bu günlere erişti. Tabi engebeli bir yol olmakla birlikte, hamd olsun, yine buradayız. Birçok arkadaşlarımızı, beraber yola çıktıklarımızı da burada görüyorum. Çok mutlu oluyorum ama göremediklerimiz de var. İnşaallah ahiretten bize dua ederler.

Rabbim tekrar buluşmayı nasip etsin. Sıhhat afiyetle hizmetlerimizin devamını nasip etsin. Her türlü fitneden muhafaza etsin.

Fî emanillah
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:151
Dün:339
Bu Ay:6,967
Toplam:14,195,945
Online Ziyaretçiler:4
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842