Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 2362

2012 senesi, Kurban bayramında Enver abiler buyurdular ki;
 
Bir arkadaşımızın hanımı Ankara'da vefat etmiş. Müslüman, mütedeyyin bir hanımmış. O gece komşuları kendisini rüyada görmüşler. Allahü teala sana ne muamele yaptı, demişler. Ben de bilmiyorum. Yalnız bana, sen kitap satışlarına çıkıyor muydun, dendi. Ben de, ben çıkmıyordum ama, kitap satışına gidenlere gözleme yapıyordum, dedim. O zaman sana hesap yok, geç bu tarafa. Madem cihad edenlere bu kadar hizmetin olmuş, dediler. Ben oradan kurtardım, demiş. Bunu duyan arkadaşlarımızın hanımları, bu sefer kendi aralarında bir imkan bulmuşlar, Hacı Bayram Camiinde bedava kitap dağıtmaya başlamışlar. Dağıtıyorlar iyi de, öyle bir izdiham olmuş ki, başa çıkılacak gibi değil. Kendi aralarında konuşmuşlar, biraz paralı verelim de, bari şu izdiham azalsın, demişler. Başlamışlar parayla vermeye. Derken oraya delikanlı bir genç gelmiş. Parayı vermiş ve kitapları almış. Bir kadıncağız arkasından hemen damlamış gelmiş. Bu genci siz biliyor musunuz, demiş. Yok, demişler. Bu çok fakir biridir. Ona para verdim, o parayla geldi, buradan kitap aldı. Ben bunu takip etdim, peşinden gitdim, bakdım ki, o genç parayla aldığı o kitapları, kahvede, şurada burada bedava dağıtmaya başlamış... Dine hizmet para sarf ederek olur. Ver dünyayı, kurtar ahireti. Hem dünyayı hem ahireti kurtaramazsın. Peki, dünya ne olacak? Evvela ahiretini kurtar, dünya senin peşinden gelir. Çok da mükemmel gelir, çok da muvaffak eyler, başarılı olursun. Ama öbür türlü yaparsan, hem dünyadan mahrum kalırsın, hem ahiretten mahrum kalırsın.
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:236
Dün:342
Bu Ay:5,415
Toplam:14,213,697
Online Ziyaretçiler:6
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842