Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 2582

  • Whatsapp'de paylaş
Enver abiler buyurdular ki;

Hasan-i Basri hazretleri bir gün talebeleriyle beraber bir yere gidiyormuş. Fakat inanılmaz bir kuraklık, inanılmaz sıcak, kuyularda hiç su yokmuş. Talebeler de çok darlanmışlar, hocam ölüyoruz. Abdest alacağız, su içeceğiz. Bize ne olur himmet edin deyince, buyurmuş ki; Ben meşgul olacağım. Kuyudan suyunuzu için, abdestinizi alın; ama sakın yanınıza bir şey almayın. Peki efendim, demişler. Talebeler hocasına sığınınca, Hasan-ı Basri hazretleri de gözlerini kapatıp hocasına sığınınca, bakıyorlar ki, kuyu yükselmiş yükselmiş, taşmaya başlamış. Herkes kana kana su içip, doya doya abdest almış. Açıkgözün biri de, ne olur ne olmaz diye, kırbasına su doldurmuş. Pat su gitmiş! Diğerleri yarıda kalmış. Efendim, su kayboldu demişler. Gözünü açmış, bir kişinin zararı, bir kişinin laf dinlememesi, hepinize zarar verdi. Şu genci çağırın bana, demiş. Aç şu kırbanı deyince bakmış kırba su dolu. Ben demedim mi size, almayın sudan. Doya doya için, kullanın; ama dokunmayın. Su bitti, yola devam, demiş. Tehlikeli! Onun için, Abdülhakim Arvasi "kuddise sirruh" hazretleri buyurmuşlar ki; Beni dinleyen kazanır, dinlemeyen kaybeder. Hocamıza dönmüşler, sen laf dinlersin, buyurmuşlar. Hocamız birgün kitapevine geldiler; kardeşim, bu kitaplar dağılıyorsa, eğer siz buradaysanız, ben de buradaysam, Efendi hazretlerinin; 'sen laf dinlersin' sözüyle olmuştur, buyurdular.
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:335
Dün:385
Bu Ay:9,028
Toplam:14,353,295
Online Ziyaretçiler:3
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842