Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 2709

  • Whatsapp'de paylaş

Huzurpınarı ailesinin muhterem üyelerinin Cum'a gününü tebrik eder, müstecâb dualarınızı istirham ederiz efendim.
Allahü tealaya emanet olunuz efendim

ali zeki osmanağaoğlu


Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer....
 
Bâzı hatıralar vardır ki, kalblere nakşeder. O hatıraları hatırlamak, Cennet hayatı yaşamak gibidir.

Enver abiler buyurdular ki;

Mübarek bir zât buyuruyor ki: "Birgün yolda giderken çok sevdiğim bir arkadaşıma rastladım. Arkadaşım üzüntüden bitmiş, hayattan ümidini kesmiş. Dedi ki; Yirmi yaşında bir kızım var. Doktorlar çok uğraştılar, çare bulunmadı, ümidi kestiler. Eve götürdük". Mübarek zât bir tabak içine şifa âyetlerinin hepsini yazmış, biraz da su koymuş, bu sudan içsin buyurmuş. Onbeş-yirmi gün sonra kız iyileşmiş. Tabii, yazana ve okuyana göre değişir. Herkes yazabilir, okuyabilir ama ağızdan haram girip-çıkmazsa tesir başka olur. Bir de, kalbi ve kalıbı ile beraber okunması elbette lazım. Sadece kalıbı ile okuyup, kalb başka şeylerle meşgul olmamalı. Ağız aynı ağız, yazı aynı yazı ama o nerede, bu nerede... Bir şiirde geçiyor ya;... Dâne-i fülfül siyah, hâli mahbûban siyah. Her dû su zen, inkucah, ankucah: Karabiber siyah, sevdiğimin ben'i de siyah. İkisi de yakar. Biri kalbi, biri ağzı yakar. O nerede, bu nerede... Onun için, büyük zâtlar dua ederken, onların yanında, o anda başka dua etmekle boşuna uğraşmayıp, hazırda kabul olan, makbul dua varken, o duaya amin diyerek ortak olmağa çalışırsak kârlı çıkarız. Zîra kendimize yapacağımız duanın neticesi mechul olabilir.

Enver abiler, asırlarda ender yetişen çok müstesna bir insandı. Allahü teala rahmeti ile merhameti ile muamele eylesin inşallah.

Fî emanillah
 
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:76
Dün:480
Bu Ay:556
Toplam:14,387,266
Online Ziyaretçiler:2
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842