Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 2741

  • Whatsapp'de paylaş
Enver abiler buyurdular ki;
 
Bir mübarek zâta yirmibin altın miras kalmış. Ne yapayım bu parayı diye düşünmüş. Onbinini fakir fukaraya dağıtmış, eve gelmiş, sabaha kadar dükkan mı alsam, ev mi alsam, köşk mü alsam, onu mu yapsam bunu mu yapsam diye düşünmekten uyuyamamış. Kalan onbin altını almış, cama çıkmış, yeter be, bıktım. Sizin yüzünüzden sabaha kadar uyuyamadım deyip, onbinini de sokağa saçmış. Kendisine on para kalmış, bana bu yeter. Bununla ekmek alırım demiş. Sabah herkes kalkıp bakmış ki, yer gök altın dolu. Kapış kapış alıp kapısını çalmışlar. Efendim, afv edersiniz, bu altınlar sizin mi, demişler. Evet, demiş. Niye sokağa saçtınız, demişler. Ne biçim paraymış bu? Bunlar gelene kadar, sabaha kadar güzel güzel uyuyor, tatlı tatlı rüyalar görüyordum. Sabaha kadar uyuyamadım. Eksik olsunlar, demiş. Bir müddet sonra birisi bir torbayla gelmiş, efendim, bunu siz alın da, biz de rahat rahat uyuyalım, demiş.
 
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:208
Dün:490
Bu Ay:13,899
Toplam:14,371,101
Online Ziyaretçiler:40
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842