Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 2953

  • Whatsapp'de paylaş
Enver abiler buyurdular ki;
 
En zor işimiz ehli bid'at ile uğraşmak. Şarap içene dersin ki yahu bu haram. O da diyor ki vallahi haram. Çare? Çare, dua et de kurtulayım. Bu tamam. Ama öyle bir bid'atler var ki düzeltilmesi imkansız gibi bir hal. Başımızdan da geçti. Necati Çetinkaya var. Milletvekili oldu. O, Bursa valisi idi. Ben de Bursa'ya gittim. Beraber Üftade hazretlerinin camisine gittik. Üftade hazretlerinin camisinde namazı kıldık. Fakat cami buranın dörtte biri kadar daha da küçük bir yer. Müezzinin sesi gür. Hoparlörü de açmış sonuna kadar. Bir de o küçücük camide bütün sesi hoparlörden okuyor. Ben böyle gizlenmek zorunda kaldım. Herhalde dedim tepemize inecek bu camii. Vali de öyle. Neyse, namazdan sonra Cuma namazından sonra dedim ki valiye; sayın valim, şu müftüye gidelim bunu bir anlatalım. Yahu ne faydası var. Caminin içinde zaten öksürsen her taraftan duyuluyor. Vallahi dedim yahu gidelim. Önce Hünkar'a gittik. Hünkar'da bir yemek yedik. Yemekten gittik müftü efendiye. Müftü efendi yeni gelmiş Erzurum'dan. İyi bir hoca yani. Vali söyledi. Müftü efendi, yahu anlamıyorum küçücük cami. Zaten adamın sesi gür. Zaten müezzin mahvelinden okuyor. Öyle gür bir sesi var ki durmak mümkün değil. Bir de hoparlörü sonuna kadar açmış. Yahu şunlara bir söylesen de dedi. Ne faydası var şu hoparlörün. Buna bir çare bulur musun dedi. Aynen müftü dedi ki; Vali bey Vali bey. Ben desem ki kardeşim şu hoparlörü kaldırın. Beni dinsiz ilan ederler. Sen valisin, gücün varsa git söyle dedi.
 
Günün videosu


 
Huzur Pınarı Kitap Kampanyası
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:131
Dün:441
Bu Ay:8,887
Toplam:14,456,330
Online Ziyaretçiler:9
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842