Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

HAZRET-İ ÖMER - 51 (radıyallahü anh)

İlet beni Resul'e

Artık Hazret-i Ömer, bir anda değişmişti.
Resul'ün muhabbeti, kalbine işlemişti.
 
Hemen dedi: (Ya Habbab, ilet beni Resule.
Zira yanıyor kalbim, onun muhabbetiyle.)
 
Ve Hazret-i Said'den, sual etti bu sefer.
Dedi: (Nerde bulunur şu sırada o Server?
 
Çabuk ulaştır beni, şerefli huzuruna.
Hizmetinde bulunup, köle olayım ona.)
 
Peygamber Efendimiz, o dakika, o saat,
Bir evde, Eshabına ediyordu nasihat.
 
Said dedi: (Ya Ömer, Resulullah şu anda,
Sohbet buyurmaktadır, Eshabı arasında.
 
Resulün Eshabından Erkam'ın evi vardır.
Öyle zannederim ki, şu anda oradadır.)
 
Hazret-i Said ile, Hazret-i Ömer, hemen,
Resule varmak için, çıktılar o haneden.
 
Büyük bir aşk içinde giderlerken ikisi,
O şerefli hanede, Allah'ın Sevgilisi,
 
Küffarın cefasından kurtulmak gayesiyle,
İnziva ediyordu, bir avuç Eshabiyle.
 
Evin geliş yoluna, bir gözcü koymuşlardı.
Hepsi, onun uğruna cansiper olmuşlardı.
 
Zira Hazret-i Ömer, Ebu Cehl'in vadine,
Aldanıp, çıkmış idi o Server'in katline.
 
Ümit ve sevinç ile bekleşirken kâfirler,
Müminler üzüntüde, endişede idiler.
 
Onların tek arzusu, şu idi ki nihayet:
Halkı, açık olarak etsinler dine davet.
 
Derlerdi ki: (Ölmeden, söyleseydik bir kere.
Kelime-i tevhidi, birlikte, aşikâre.)
 
O kadar artmıştı ki onların bu arzusu.
Nihayet arz ettiler Resule bu hususu.
 
Dediler ki: (Ne olur, bize izin veriniz.
Çıkalım bu haneden, bir kerecik hepimiz.
 
Haykıralım tevhidi, yüksek bir seda ile.
Gam değil ondan sonra, hepimiz ölsek bile.)
 
Buyurdu: (Ey Eshabım, asla gam çekmeyiniz.
Bu babta ümitli ve kavi olsun kalbiniz.
 
Hazret-i İbrahim'i, Nemrud'un ateşinden,
Ve dahi İsmail'i, bıçağın kesmesinden,

 
Nasıl kurtardı ise cenab-ı Hak vaktiyle,
Kurtarır bu cefadan bizi de yine öyle.
 
Yardımı, bizimledir Allah'ın çünkü ancak.
Bekleyin, biraz sonra, bakın neler olacak?)
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:344
Dün:716
Bu Ay:16,863
Toplam:14,129,499
Online Ziyaretçiler:3
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842