Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

O kadar ağır bir yükün altındayım ki

Hazret-i Ali "kerremellahü vecheh", birgün Hazret-i Ömer'e "radıyallahü anh" rastladı. Hazret-i Ömer, bir elinde katran bardağı, öbür elinde bir paçavra olduğu halde sür'atle gitmekte idi. Hazret-i Ali: "Nereye böyle ya Ömer!" diye seslendi. Hazret-i Ömer, elindeki bezi gösterip: "Bu örtü, yaralı bir deveden düşmüş. Yaralı olduğuna göre şimdi onu sinekler rahatsız etmektedir. Şu elimdeki katranı onun yarasına süreceğim ki, sinekler onu rahatsız etmesin" dedi.

Hazret-i Ali'nin: "Ya Ömer! Senden sonraki halifelere adalete dair hiçbir şey bırakmayacak mısın?" demesi üzerine de: "Ya Ali! Sen ne dersin, ben şu anda o kadar ağır bir yükün altındayım ki, Dicle Nehrinin köprüsü delinse de, oradan geçen bir hayvanın ayağı kırılsa, Allah'ın beni hesaba çekeceğinden korkarım" dedi ve deveye yetişmek üzere yoluna devam etti.
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:49
Dün:284
Bu Ay:6,677
Toplam:14,205,260
Online Ziyaretçiler:46
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842