Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Tilkinin rızkı

Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretleri "rahmetullahi aleyh" Mesnevi'de anlatır:

Dervişin biri, bir sahrada ayaksız bir tilki gördü, hayrete düştü. "Nasıl yaşar bu hayvan, ne yer ne içer?" diyerek, Allah'ın lütfuna hayran oldu. Derken bir arslan çıkageldi, ağzında çakal taşıyordu. Arslan, avının bir kısmını yedi, doyunca kalanını bırakıp gitti. Tilki artığa doğru sürünerek yaklaştı ve afiyetle yiyip karnını doyurdu. Tilkinin yiyeceğinin ayağına geldiğini gören Derviş, kendi kendine: "Bir tilkinin rızkını ayağına gönderen Allah, benimkini neden göndermesin?" diyerek, çalışmasına gerek olmadığını, bir köşeye çekilip oturabileceğini düşündü. "Rızkım Allah'ın görünmeyen hazinesinden gelir, gayret etmem gerekmiyor" diyerek, bir mescide oturarak beklemeye başladı. Bekledi, bekledi... Ne gelen ne giden... Günler geçip gitti. Derviş zayıfladı, eridi, bir deri bir kemik kaldı. Güçsüz ve bitkin bir haldeyken, bulunduğu mescidin mihrabından bir ses duydu:
"Ey tembel adam! kendini ayaksız bir tilkiye benzeterek neden miskin miskin oturuyorsun? Kalk! Yırtıcı arslan ol. Başkasının artığına göz dikmeyi bırak. Sana yakışan, artık yemek değil, artık bırakmaktır. Gücüyle arslan gibi olan, başkasından yiyecek bekler mi? Haydi kalk! Kolları sıva. Çalış ve rızkını kazan. Hem kendin ye, hem muhtaçlara yedir" Ey genç insan! 'Elimi tutun' diyerek başkasına el uzatma! Çalışmayan insanın kafasında beyin yoktur. Onların başları kuru bir deriden ibarettir. Allah'ın kullarına iyilikte bulunan, iki cihanda da iyilik görür. Yaşlıya yoksula yardım elini uzat! Allah, başkasının mutluluğu için çalışanın yardımcısıdır."
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:130
Dün:217
Bu Ay:4,364
Toplam:14,162,239
Online Ziyaretçiler:2
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842