Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Sabredeyim, mutlaka bunda bir hayır vardır

Müderris Ahmed Asım Efendi, bir hatırasını şöyle anlatmaktadır:

"Talebelik zamanında bizim medreseye en yakın fırından ekmek alırdım. Senelerce bu fırının müşterisi olmaya devam ettim. Bir sabah yine âdetim üzere ekmek almak mak­sadıyla bu fırına geldiğimde, fırında çalışan bir işçi­nin, bir haksızlığına maruz kaldım. Herkese ekmek veriyor, sıram gelip geçtiği halde bir türlü beni görmüyordu. Adamı şöyle ikaz ettim, böyle hatırlatma­da bulundum ise de, hep bana ters cevap veriyordu. Ön sırada beni görmezlikten gelip, hep arka sıralardakileri tercih ediyordu. Artık canım burnuma gelmişti, bu haksızlık karşısında. Fırının yanında, ayak altında duran bir taşı kaptığım gibi, adamın üzerine yürümeye karar verdim. Ama tam o sırada birden aklıma geldi: "Bu adam bir belâya müstahak hale gelmişse, neden bunu benim elimden bulsun? Ben de onu be­lâya atan adam suçunu yükleneyim? Sabredeyim, mutlaka bunun içinde bir hayır vardır" dedim. Nihayet herkes ekmeğini alıp gittikten sonra, bana da istediğimi verdi, dershaneme geri döndüm. Bir gün sonra fırına gittiğimde ise, adamın yerin­de olmadığını gördüm. Sordum; dediler ki: "O işçi, dün aniden hastalandı, şu anda ölümle burun burunadır. Fakat bir türlü ölemiyor, can çeki­şip duruyor" Hemen aklıma geldi, ona vurmayı niyet ettiğim taşı alıp, ziyaretine gittim. Taşı alnına değdirip yor­ganın üstüne koydum. Az sonra adam kolayca son nefesini veriverdi. Çünki bu taşla onun eceli gele­cekti. Bununla ömrü bitecekti. Fakat sabrım sebebiyle, o taşı ona vuran ben ol­maktan kurtulmuştum.
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:126
Dün:267
Bu Ay:5,356
Toplam:14,186,381
Online Ziyaretçiler:3
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842