Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Hazret-i Ali'nin adaleti "radıyallahü anh"

  • Whatsapp'de paylaş
Hazret-i Ali (radıyallahü anh), Sıffîn Harbînden dönerken kürkünü kaybetmişti. Aradan, bir müddet zaman geçtikten sonra kürkünü bir Hristiyanın sırtında görerek, geri alması için kadıya şikâyet etti. Hazret-i Ali (radıyallahü anh) ile hıristiyan arasında mahkeme kurulmuştu.
 
Kadı Hazret-i Ali'ye: - Kürk senin mi? Seninse isbat edebilirmisin? diye sordu. Hazret-i Ali (radıyallahü anh): - Kürk benimdir, fakat isbat edemem, dedi.
 
Bu sefer kadı hristiyana: - Emirel mü'mininin dediği doğru mu? diye sordu. Hıristiyan: - Kürk benim, fakat, Emirel mü'minin de yalancı değildir, dedi.
 
Kadı, Hazret-i Ali delil gösteremediği için kürkün hıristiyanın olduğuna karar verip adamı haklı çıkardı. Kadının bu adilâne kararı karşısında vicdanen hakikati anlatmak mecburiyetini hisseden hıristiyan, kürkü Hazret-i Ali'ye teslim etmek üzere gelip: - Ya emirel mü'minin! Bu kürk senindir. Sıffın Harbinden dönerken atın arkasından düştü, ben de aldım. Fakat kadının verdiği karar beni fazlasiyle duygulandırdı. Müslüman olmaya bütün kalbimle karar verdim, beni affeyle, dedi.
 
Bu sefer Hazret-i Ali adamdan memnun olmuştu: - Madem ki Müslümanlığı kabul ettin. Ben de bu kürkü sana hediye olarak veriyorum, dedi.
 
Böylece kürk yine aynı adamda kalmış oldu, lâkin, bir hıristiyan Müslüman oldu!...
 
Huzur Pınarı Kitap Kampanyası
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:152
Dün:436
Bu Ay:8,467
Toplam:14,455,910
Online Ziyaretçiler:8
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842