Eğer Ahmed seni çağırmazsa

Bir Ramazan akşamı, Üsküdar eşrafından bir zengin, fakir fukaraya iftar yemeği verir. Yemeği müteakib, sonrada görme olduğu her halinden anlaşılan zengin, başlar servetiyle öğünmeye:
 
"Efendim, Samandıra'daki 1500 dönümlük çiftliğimde bu yaz bostan yetiştireceğim"
 
Davetlilerden, derviş kıyafetli meczub biri önüne bakarak:
"Eğer Ahmed seni çağırmazsa" der. Adam bunu duymazlıktan gelir ve anlatmaya devam eder:
 
"Azizim, Beykoz'daki yalıya bu sene yeni ilaveler yaptıracağım"
 
Derviş yine:
"Eğer Ahmed seni çağırmazsa" der.
 
Adam buna da ehemmiyet vermez ve devam eder:
"Önümüzdeki ay Hindistan'a büyük bir ticaret kervanı göndereceğim. Bu ticaretten büyük kazanç bekliyorum"
 
Derviş yine:
"Eğer Ahmed seni çağırmazsa" der.
 
Adam artık dayanamaz ve öfkeyle:
"Efendi, eğer Ahmed seni çağırmazsa deyip duruyorsunuz, kimdir bu Ahmed?" der.
 
Derviş gayet sakin:
"Karaca Ahmed (kabristanı)" cevabını verir.