Dünya hayatı rüyadan ibarettir

Mevlana Celaleddin-i Rumi "kuddise sirruh" hazretleri, dünya hayatının bir rüya olduğunu şu misalle anlatır:
Bir zaman adamın biri hamama gitmişti. Hamamda göbek taşının üzerine uzanıp terlemesini bekliyordu. Biraz sonra aynen kendisine benzeyen bir adam girdi hamama. Adamın yanında tellaklar, etrafında hizmetçiler. Kim olduğunu sordu, padişah olduğunu söylediler. Adamı hamamın en temiz ve lüks kısımlarından birine aldılar. Göbek taşının üzerinde yatan adam, gelen kişinin kendisine bu kadar benzemesine hayret etmişti, kim imiş bu diye bir bakmak istedi. Adamın odasını açıp baktı ki, adam ölmüş. Fırsat bu fırsattır. Nasıl olsa bu adam bana tamamen benziyor, alıp bunu göbek taşına yatırayım, ben de bunun yerinde kalırım, biraz sonra gelen hizmetçiler beni o adam zannederler diyerek adamı düşündüğü gibi kendi yerine koyup, kendisi de onun yerine geçti. Biraz sonra hakikaten beklediği gibi tellaklar gelip terleyip terlemediğini sordular ve kendisini iyi bir yıkadılar. Adamın işi yolunda idi. Biraz sonra padişah olacaktı. Keyfine göre yıkandıktan sonra hamamdan giyinme odasına aldılar. Üstünü başını kuruladılar. Hizmetçiler etrafında dört dönüyorlardı. Elbisesini giydi, dışarıda kendisini bekleyen arabasına bindi ve gayet muhteşem sarayına vardı. Padişaha çok benzediği için kimse şüphelenmiyordu bile. İçeri girdi. Etrafında hizmetçiler, cariyeler, ne emredersiniz efendim, diye emrini bekliyorlardı. Fakat kendisi hiç açık vermeden : "Şunu şöyle yapın, bunu böyle yapın!" gibi etrafa emirler veriyor, zenginliğin tadını çıkarıyordu. Birden suratına şak diye bir tokat yedi. Gözünü açtı ki, hamamda göbek taşının üzerinde yatmakta, temizlikçiler gelmiş hamamı temizlemekle meşguller ve kendisine: Kalk be adam sabahtan beri yatıyorsun! Yeter artık yattığın, temizlen de çık diyorlardı. Adamcağız anladı rüya gördüğünü, "eyvah" dedi ama elden ne gelirdi ki?

Dünya hayatı da işte böyle bir rüyadan ibarettir. Bir gün yattığın uykudan uyanırsın ama neye yarar ki...