Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Huzur Damlaları - 703

Muhammed Ma'sûm Fârukî "kuddise sirruh" hazretleri buyurdular ki;
 
Açlık, uzlet, uykusuzluk gibi nefse zulüm olan şeyler, insanları bir manevi âleme doğru götürür. Bu insanın imanı varsa, bu insan mümin ise, bu hâl ikiye ayrılır. Ya ârif olur, marifet ehli olur veya keramet ehli olur. Eğer mümin değilse, bid'at ehli veya dinsiz ise, onların da üstün halleri, cila sürülmüş bir tahtanın parlatılması gibidir. Cila sürülmüş tahtaya bakan kendini görür ama ateşe atılınca yanar. Çünki iman nurdur, bu cila küfürdür. Müminde ise bu, ayna gibidir. Mü'min olmayanda formika gibidir, cilalanmış ama keramet gibi görülen bazı şeylerin hepsi zuhur eder. Marifet ehlinin uğraşma sahası, konuşma sahası yalnız ahiretdir, Allah'tır. Hiç O'ndan başka birşeyle uğraşmaz. Keramet ehlininki ise hem hâlık, hem mahluk. Ama ne olursa olsun yine mahlukla uğraştığı için kibir olabilir. Çünki kerametlerini görüyorlar, uçuyor, gidiyor, geliyor. Bunların hepsi, tamamı harikadır yani fevkaladelikdir. Peki, marifet ehli ile, harika ehli arasındaki fark nedir? Halık ile mahluk kadardır. Peki nasıl belli olur? Marifet ehli, yalnız ve yalnız, karşısındaki insanın salih olup olmamasıyla ilgilenir, insanlarla sadece bu kadar ilgilenir, onun tek derdi Allahü teâlâdır, ahirettir, peygamberdir. Onlar hiç insanların halleri ile, paralarıyla ilgilenmezler. O'nlar insanların, ehli nar mı, ehli Cennet mi olduklarını firasetleriyle anlarlar.
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:69
Dün:255
Bu Ay:6,015
Toplam:14,179,161
Online Ziyaretçiler:2
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842