Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

HÂLİD-İ BAĞDÂDÎ HAZRETLERİ

Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri, zamanının en büyük âlimi ve evliyâsı, ilim, irfan ve keramet kaynağı idi. Babası, Hazret-i Osman ve annesi, Hazret-i Ali soyundandır. Çok âlimlerden ilim öğrenmiştir. 1826 yılında vefât etmiştir.

Medine-i Münevvere'de bir kâmil velî aramakta iken, Yemenli bir zata rastladı. Cahilin, âlimden nasihat istemesi gibi, ondan nasihat istedi. O zat da dedi ki:
"Ey Hâlid, Mekke-i Mükerreme'ye gittiğin zaman, edebe uymayan birşey görürsen sakın kızma, o kimseyi ayıplama!"

Mevlânâ Hâlid hazretleri, bir Cuma günü Mekke-i Mükerreme'de Harem-i şerîfe girdi. Bir köşede, siyah sakallı bir kimsenin arkasını Kâbe-i şerîfe dayamış olduğunu gördü. Kalbinden; "Bu kimse Kâbe-i şerîfe hürmet etmiyor, edebi gözetmiyor." diye geçirdi. Tam o sırada, o kimse dedi ki:
"Ey Hâlid! Müminlere hürmet, Allahü teâlâ indinde Kâbe'ye hürmetten önce gelir. Bunun için yüzümü sana çevirdim. Medine'deki zatın nasihatını unuttun mu?"

Mevlânâ Hâlid hazretleri, bu zatın büyük evliyâdan olduğunu anladı. Hemen elini öptü ve af diledi. Bu arada da kendisini irşad etmesini istedi. O kimse buyurdu ki: "Senin irşadın bu diyarda olmaz. (Eliyle Hindistan tarafını işaret edip) Ey Hâlid! Sabreyle, irşad edici seni bulur."

Hacdan sonra, memleketinde ders vermeye devam etti. Bu sırada, zamanın en büyük velîlerinden Abdüllah-i Dehlevî hazretleri, bir talebesini Mevlânâ Hâlid hazretlerine gönderdi ve; "Selâmımızı söyleyin, bu tarafa gelsin!" buyurdu. Birlikte, Hindistan'a doğru yola koyuldular. Bir senede, o sırada Hindistan'ın başşehri olan Delhi'ye geldiler. Bir sene orada kalarak, Allahü teâlânın büyük ihsanlarına kavuştu. Tekrar memleketine dönerek çok âlim ve velî yetiştirdi. Kendisi, imâm-ı Rabbânî hazretlerinin aşığı idi. Çeşitli ilimlerle ilgili, birçok kitap yazdı. Divân'ı ve itikadnâme'si çok meşhurdur.

 

İSTATİSTİKLER

Bugün:270
Dün:254
Bu Ay:4,963
Toplam:14,185,988
Online Ziyaretçiler:6
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842