Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Gıybet Kanser Gibidir - 3

Halid bin Rebi' hazretleri "rahmetullahi aleyh" anlatır:
"Dostlarım bir müslümanı gıybet etdiler, ben mâni olmadım. O gece rü'yada siyah bir kimsenin, pis kokulu domuz etini bir tabağa koyup getirdiğini ve önüme koyup yüksek sesle, "Hadi ye!" dediğini gördüm. "Ben müslümanım, müslüman domuz eti yemez," dedim. "Ama müslümanın etini yersin, o bundan bin kat harâmdır" diyerek o etden bir parça kesip ağzıma koydu. Uyandım, o et ağzımda idi ve pis pis kokuyordu. Kırk gün onun pis kokusunu ağzımda duydum."
İbni Sîrîn hazretleri, "Seni gıybet ettim, hakkını helâl et" diyen birisine şöyle cevab verdi: "Allahü teâlânın harâm etdiğini ben nasıl helâl ederim." Bu sözle, önce Allahü teâlâya tevbe et ki, benim helâl etmemin faydası olsun demek istedi.
İbrâhim Edhem hazretleri, bir yemeğe da'vet edilmişdi. Sofrada, çağırılanlardan birinin bulunmadığı söylenince, o ağır kimsedir, denildi. İbrâhim bin Edhem, gıybet edildi, buyurdu ve çıkıp gitdi.
Hasen-i Basrî hazretlerine, birisinin kendisini gıybet etdiğini haber verdiler. Ona bir tabak helva gönderip, (Sevâblarını bana hediyye etdiğini işitdim. Karşılık olarak bu tatlıyı gönderiyorum) dedi. İmâm-ı A'zâm Ebû hanîfe hazretlerine de, birisinin kendini gıybet etdiğini söylediler. Ona bir kese altın gönderip, (bize verdiği sevâbları artdırırsa biz de karşılığını artdırırız) dedi.
Yapılan kötüleme yalan ise, iftirâ ise, zararı söyliyene olur. (Onun sevâbları bana verilir. Benim günâhlarım ona yüklenir) demelidir. İftirâ etmek, gıybet etmekden dahâ fenâdır.
Yanında gıybet yapıldığını işiten kimse, buna hemen mânî olmalıdır. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
"Din kardeşine, onun haberi olmadan yardım eden kimseye, Allahü teâlâ dünyâda ve âhıretde yardım eder."
"Yanında, din kardeşi gıybet edilince, gücü yetdiği halde ona yardım etmiyen kimsenin günâhı, dünyâda ve âhıretde kendine yetişir."
"Bir kimse, dünyâda din kardeşinin hakkını korursa, Allahü teâlâ, bir melek göndererek, onu, Cehennem azâbından korur."

Gıybet yapılırken, orada bulunan kimse, korkmazsa, söz ile, korkunca, kalbi ile red etmezse, gıybet günâhına ortak olur. Sözünü kesmesi veyâhut kalkıp gitmesi mümkün ise, bunları yapmalıdır. Eliyle, başıyla, gözüyle men etmesi kâfî gelmez. Açıkça, sus, demesi lâzımdır.
Hocam (Gıybet edene sus diyene yüz şehid sevâbı verilir.) buyurdu.

- devamı var -
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:296
Dün:313
Bu Ay:4,588
Toplam:14,193,566
Online Ziyaretçiler:2
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842