Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Kılınış Sırasına Göre Namazın Hükümleri

Namazda yapılan fiillerin, hareketlerin, okunacak şeylerin hükümlerini bilmek lâzımdır. Bu hükümler bilinmezse, bunlar yapılmadığında veya yanlış yapıldığında, telâfisi, düzeltilmesi mümkün olmaz.

Namazdaki bu fiillerin hükümleri sırasıyla şöyle:

Kıyam yani ayakta durmak farz, elleri kulağın hizâsına kaldırmak sünnet.
Ellerin ayasını, içini kıbleye yöneltmek sünnet.
Erkeklerin baş parmağını kulağın yumuşağına değdirmesi ve kadınların, ellerini omuz hizâsına kaldırmaları müstehab.
İlk tekbîr, yanî (Allahü ekber) demek farz. Diğer ara tekbîrler sünnet.
Tekbîr aldıktan sonra, el bağlamak sünnet. Sağ eli, sol elin üstüne koymak, sünnet. Erkeklerin, ellerini göbekten aşağı bağlaması ve kadınların, göğsüne koyması sünnet.
Erkeklerin, sağ elin parmaklarıyla sol elin bileğini pekçe kavraması müstehab.
 
Kıyam, rükü ve secde
 
Kıyamda, imâm olsun, cemâat olsun ve yalnız olsun Sübhâneke okumak sünnet, Eûzü okumak sünnet, Besmele okumak sünnet.
İmam ve yalnız kılan için Fatiha-i şerife okumak vacib.
Fatihadan sonra, üç ayet, yahut, üç ayet kadar uzun bir ayet okumak vacib.
Sünnetlerin ve vitrin her rekatinde, yalnız kılarken farzların iki rekatinde, ayakta Kuran-ı kerimden bir ayet okumak farz.
Fatihadan sonra, hafif sesle amin demek sünnet.
Kıyâmda, ayakta iki ayak arasında dört parmak açıklık bulundurmak, rükü’a giderken topukları birleştirmek sünnet.
Rükü'da belini eğmek farz. Bir kere (Sübhânallah) diyecek kadar kalmak vâcib. Üç kere (Sübhâne rabbiyel azîm) demek sünnet. Beş kere veya yedi kere demek müstehab.
Rükü'dan kıyâma doğruldukta ve iki secde arasında doğrulup oturdukta, bir kere (Sübhânallah) diyecek kadar beklemek, vâcib.
Rükü'dan kalkarken imamın ve yalnız kılanın (Semiallahü limen hamideh) demesi sünnet.
Rükü'dan kalkınca (Rabbena lekel-hamd) demek sünnet.
Secdede, başını secdeye koymak farz. Bir kere (Sübhânallah) diyecek kadar beklemek vâcib. Üç kere (Sübhâne rabbiyel alâ) demek sünnet. Beş kere veya yedi kere demek müstehab.
Secdede burnu, alın ile beraber yere koymak vacib. (Secdeye giderken yere yakın olan uzuvlar önce konulur, kalkarken de tersi yapılır. Secde yaparken, önce iki diz, sonra iki el, sonra burun ve sonra alın yere konur. Baş parmaklar, kulaklar hizâsında olur.)
Secdede, ayakların, en az birer parmağını yere koymak farzdır.
Ayakları ve başı örtmek sünnettir. (Başı açık, yalın ayak ve kısa kollu gömlek ile namaz kılmak mekruhtur.)
Ayak parmaklarının uçlarını kıbleye karşı tutmak, otururken sol ayağını yere yatırıp, sağ ayağını dikip oturmak sünnet.
Secdede dirsekleri bedenden, karnı da uyluklardan açık tutmak müstehab.
Namazda, kıyamda secde yerine bakmak, rüküa gittiği zaman, ayaklarına bakmak, secdede burnun iki yanına bakmak, tehıyyata oturunca, dizlerinin üstüne bakmak müstehab.
Rüküda ellerini dizlerinin üzerine koyup, parmaklarını açmak, secdede, el parmaklarını bitiştirmek, tehiyyatta, elleri dizlerinin ucu ile beraber tutup, parmaklarını kendi haline bırakmak sünnet. (Kadınlar, namaza dururken, ellerini omuzlarına kadar kaldırır. Ellerini kol ağzından dışarı çıkarmaz. Sağ avucu sol üzerinde olarak göğüs üstüne kor. Rüküda az eğilir. Belini kafası ile düz tutmaz. Rüküda ve secdede parmaklarını açmaz. Birbirlerine yapıştırır. Ellerini dizlerinin yukarısına kor. Dizlerini büker. Dizlerini tutmaz. Secdede kollarını, karnına yakın olarak yere serer. Karnını uyluklarına yapıştırır. Kadınlar, teşehhüdde, ayaklarını sağa çıkararak yere oturur. El parmaklarının ucu dizlerine uzanır. Parmakları birbirlerine yapışık olur.)
Vitir namazının üçüncü rekatinin sonunda kunut duası okumak vacib.
Ka'de-i ûlâda, yani ilk oturuşta oturmak, vâcib.
Ka'de-i ahîrede, yani son oturuşta oturmak farz. Son ka'dede tehıyyât okumak vâcib.
Ka'de-i ahîrelerde, salevât yanî Salli-Bârik okumak sünnet. İkindi ve yatsının dört rekat sünnetlerinde her kadede, her iki oturuşta da salevât duâlarını okumak sünnet, diğer duâları okumak müstehab.
Selâm vermek, vâcib. Ve selâmda, iki yanına bakmak sünnet. Dikkatle bakmak müstehab.
 
Hükümleri bilmek lazım
 
Namazın farzlarından birini terk eden veya unutan, namaz içinde telafi etmemişse namazı olmaz yeniden kılar. Namazın vaciblerinden birini bilerek yapmamak, namazı bozmaz. Fakat günah olur. Yeniden kılınması vacib olur. Bir vacibi unutarak yapmayan, (Secde-i sehv) eder. Bir vacibi veya secde-i sehvi unutan affolur.
Secde-i sehv, bir farzın tehirinde veya bir vacibin terk ve tehirinde yapılır. Bir farzı veya vacibi vaktinden önce veya sonra yapan da secdei sehv yapar.
Birkaç kere secde-i sehv icab etse, bir kerre yapmak yetişir.
Secde-i sehv yapmak için, bir tarafa selam verdikten sonra, iki secde yapıp oturur ve namazı tamamlar.
Sünnetleri terk etmek ise, namazı bozmaz fakat mekruh olur, yani namazın sevabını azaltır.

Namazın kabul olması veya sevabının eksik olmaması için bildirilen hükümlerin eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Bunun için de bu hükümlerin doğru olarak bilinmesi lazım.

Mehmet Oruç
Türkiye Gazetesi -15 Mayıs 2007 Salı
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:48
Dün:240
Bu Ay:4,065
Toplam:14,161,940
Online Ziyaretçiler:3
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842