Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

İKİ KERE ŞEHİT

Peygamber efendimiz ve Eshâb-ı Kirâm bir muharebeden dönüyorlardı. Kadınlar, çocuklar, ihtiyarlar sevinç içinde orduyu karşılamaya çıktılar. Karşılamaya gelenler arasında o savaşta şehit olan Hazret-i Nevfel'in hanımı, çocukları ve yaşlı annesi vardı.

Annesi, Peygamberimize; "Gazânız mübârek olsun!" dedikten sonra, Resûl aleyhisselâma oğlunu sordu. Merhametlilerin en merhametlisi olan Peygamber efendimizin gözleri nemlendi. Oğlunun şehitlik haberini vermeye mübârek kalbi dayanamadı. Elleriyle arkayı işaret edip, yoluna devam etti.
Peygamber efendimizin arkasından gelen Hazret-i Ali'ye, sonra Hazret-i Ömer'e, sonra Hazret-i Osman'a sordu. Hepsi arkayı işaret ettiler. Hazret-i Ebû Bekir en sonda geliyordu. Ona da sorunca ne diyeceğini, nasıl söyleyeceğini düşündü, duâ edip bağırdı:
"Yâ Allah! Yâ Nevfel!.."
İşte tam o sırada, yaydan fırlamış ok gibi bir atlı yıldırım hızıyla yanlarına geldi ve sordu:
"Buyur yâ Sıddîk!.."
Bu atlı, hazret-i Nevfel idi. Görenlerin îmanı kuvvetlendi. Bu hâdiseden sonra, hazret-i Nevfel, senelerce yaşadı. Nihâyet, Yemâme Cengi'nde tekrar şehitlik şerbetini içti.
 

 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:262
Dün:744
Bu Ay:25,259
Toplam:13,904,544
Online Ziyaretçiler:1
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842