Pınardan Damlayanlar - 485

Abdülhakim Arvasi hazretleri 'kuddise sirruh' buyuruyorlar ki; Bundan önceki ümmetlerin helak olmasının bir sebebi de, peygamberlerine çok lüzumsuz sorular sormalarıydı. Bize imanı öğreten büyüğümüze tam teslim olmalıdır. Güneşle meşgul olmak varken, yıldızlarla uğraşmamalıdır. Değmez çünki. Elhamdülillah, Mübarek hocamız her şeyi anlatmışlar. İsmini de Tam İlmihâl Seadet-i Ebediyye koymuşlar. Tam demek, burada noksan yok, aradığınız her konuyu bulabilirsiniz demektir. Zaten vaktimiz çok mahdut, onu tekrar tekrar okuyup, anlamaya çalışmalıdır. Çok çeşitli kitab okumak yerine, doğru olan, büyüklerden nakil olan kitabı çok okumalıdır. Yemek için hazır lokma varken, onu yemeğe çalışmak lazım. Yoksa, buğday ekip, un yapıp, ekmek hazırlamağa vaktimiz de yok, lüzum da yok. Akıllı olmak, ahiret ticaretini bilmek lazımdır.
 
İnsan dünyada hocasını unutursa, ahiretde unutulur. Unutmazsa unutmazlar. Dünyada sahip çıkmazsa, ahiretde sahip çıkmazlar. Dünyada biz sahip çıkalım ki, ahiretde bize sahip çıksınlar.