Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Kötü Ahlak ve İlaçları

Rüşvet helâldir midir?
Rüşvet helâl diye hiçbir kitâb yazmıyor. İbni Âbidînde [hanefî mezhebinin temel fıkh kitâbında], (Bir kimse, malını, canını, nâmûsunu korumak için, başka çâresi kalmadı ise, rüşvet verebilir). O ruhsatdır. Bu, helâldir diye anlatılmaz. Orada bir ruhsat var, onun da şartları bildirilmiştir. Alana yine harâm olur, tabiî müslüman ise.
Şirk nedir?
Şirk, şirket kelimesinden türemiştir. Allahü teâlâya ortak koşmak demektir. Mekkeli müşriklerin yaptığı gibi put yaparak, ortak koşulur. Şimdi Hindistanda, Afrikada bir sürü putperetler var. Meselâ, Mekkeli müşrikler Allahın varlığını inkâr etmiyorlardı. Putlar bize, Allahü teâlâ ile aramızda şefâatcı diye bakıyorlardı. Yanî, tam müşrik oluyorlardı. Müslümân olduktan sonra da şirke düşme tehlikesi vardır. Ölünceye kadar bu tehlike hep vardır. Peygamber efendimizin “aleyhissalâtü vesselâm”, (Gizli şirkden sakınınız!) diye bir talimatı vardır. Eshâb-ı Kirâm, (Yâ Resûlallah! Bu gizli şirk nedir?) diye soruyor. (Riyâdır) buyuruyor. İbâdet yaparken, insanların medh-u senâları hoşa giderse, bu ibâdet Allah için değil, insanlar için yapılmış oldu. İnsanlar, Allahü teâlâya ortak koşulmuş oldu. Gizli şirk, buyuruluyor. Onun için çok uyanık ve dikkatli olmak lâzımdır. Bu sebepten dolayı, riyânın ne olduğunu da iyi okumak, iyi anlamak gerekir. Meselâ, Hakîkat Kitâbevinin yayınladığı (İslâm Ahlâkı) kitâbında, riyâ konusu Muhammed Hâdimî hazretlerinin (Berîka) kitâbından alınarak, konmuştur. Çok dikkatli bir şekilde okumamız gerekir.
Sizi dinlerken namaz kılmaya gayret ediyordum. Ne zaman kötü arkadaşlarla beraber olmaya başladım, o zaman tökezledim. Bu konu hakkında bilgi verir misiniz?
Her gün yatmadan önce, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin, Hakîkat Kitâbevinin yayınladığı (Mektûbat) kitâbını anlasak da, anlamasak da okumalıdır. Fırsat bulunca, İmâm-ı Gazâli hazretlerinin (Kıyâmet ve Âhıret) kitâbını okumalıdır. Bu kitâplarla bağlantıyı devam ettirecek olursak, ruhumuzu besleriz. Ruhumuzu beslediği için kötü arkadaşlara karşı da mesâfe koymaya başlarız. Meselâ, (Mektûbat)ı okumak, 1- İnsanın ihlâsını artırır, 2- Harâmlara karşı insanı soğutur. Bu özelliği vardır. Bu büyüklerin kitâbını okuyunca kalb, otomatik olarak o zâtların kalbi ile bağlantıya geçer. Dolayısıyla o zâtın kalbindeki nûr, bizim kalbimize akınca, hâtırımıza tövbe istigfâr gelir, ibâdetleri yapma gücü gelir. Yani, çok şeyler olur. Kendimizi bu şekilde koruruz. Âhir zamandayız. Eskiden böyle din büyükleri vardı.
Suizan bugün günümüzde önyargı denilen şey midir?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Suizan ne demektir?
Herhangi biri hakkında görüş belirtirken, onun hakkında kötü düşünmek.
Süleyman Şahın büyük oğluna kibir ile alakalı söylediği söz hakkında bilgi verir misin?
Tasarruf yapamıyoruz, bereket hasıl olmuyor, bunun sebebi nedir?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Telefonda çok konuşmak uygun mudur?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Tenbellik ediyoruz Bundan kurtulmak için ne yapılabilir?
Bu hepimizde var. Nefsimizden kaynaklanıyor. Dînimiz, tenbelliği şiddetle men etmiştir. Çâresi, çalışkan kimselerle berâber olmaktır. İmâm-ı Rabbânî “kuddise sirruh” hazretlerinin bildirdiği formüldür. Gayretli olanlarla beraber olunacak. Yani dînini bilen, seven kimselerle arkadaş olunmalıdır. Tenbellikten kurtulmak için, islâm âlimlerinin kitâpları okunacak, dînini seven kimselerle de beraber olunursa, bu tenbellikten çabucak kurtuluruz.
Umredeyken öfkelenmeyeceğime dair rabbime söz vermiştim ama sözümde duramıyorum günaha mı giriyorum?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Üvey annem babamın hastalığından faydalanarak ona uygunsuz işler yaptırıp, para kazanmasına sebep oldu. En sonunda bütün paraları (babamın biriken maaşı da dâhil) alıp, gitti. Bu konuda neler dersiniz?
Yaşlı bir kimse, torunu yaşında, kızı yaşında birisi ile evleniyor. Bunun altında menfaatten başka bir şey olmaz. Böyle güzelliği için, malı için evlenmek hadis-i şerifte men edilmiştir. Osmanlı zamanında ise durum tam tersiydi. Yaşlı bir hanım, çocukları olan bir hanımın kocası vefat edince, sırf Allahü teâlânın rızası için başkasına muhtaç olmasın, iaşesi temin edilsin diye genç bir erkek talip olur, evlenirdi. Aralarında niyetler halis olduğu için muhabbette hâsıl olurdu. Şimdi ise durum tam tersine döndü. Ebu Midyen Mağribi hazretlerinin "Allahü teâlâdan uzaklaştıran şeylere talip olan, talip olduklarından da mahrum kalır, zillete düşer" sözünü burada söylemek uygun olur.
Vesveseden kurtulmak için ne yapmak lazım?
Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâblarını çok okuyacağız. Nefse ve şeytana da fırsat vermeyeceğiz.
Yabancı bir erkek, yabancı bir kadınla herhangi bir sebeple telefonda konuşurken, yabancı erkek, (Yok canım, olur mu canım) gibi ifadeler kullansa mahzuru olur mu?
Hayır, bir mahzuru olmaz. Çünkü tabîî olarak söylüyor. Fakat, dînimizin bir emri var: (Sû'i zan etmeyin, ama başkasının da sizin hakkınızda kötü düşünmesine sebep olacak iş yapmayın, söz söylemeyin!). Başkasının sû'i zannına sebebiyet verecek olur, onun için sakınmalıdır.
Yalan konuşmayı hiç istemediğim halde başaramıyorum, ne tavsiye edersiniz?
Zâlim bir insan [babamız bile olsa] onun ölümüne sevinmek câiz olur mu?
Hem o zulmetmekden kurtuldu, hem de insanlar zulmünden kurtuldu. Câizdir, buyuruluyor. Hatta böyle bir zâlimin ölümü üzerine söylenmiş: (Ne etti kendi rahat, ne âleme verdi huzur. Yıkıldı gitti cihândan, dayansın ehl-i kubur!) Hatta hayattayken o zâlimin ölümünü istemek, insanların onun zulmünden kurtulmasını istemek, [bu, baba da olmuş olsa] böyle bir kimsenin ölümünü talep etmek câizdir. Bir de, kendine zulmedenler var. Yanî namâz kılmıyor, ibâdetlerini yerine getirmiyor. Bu, kendine zulmediyor. Esas kitâplarda anlatılan zulüm, bu birincisidir.
 
 
İslami İlimler Akademisi
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:85
Dün:345
Bu Ay:4,550
Toplam:14,477,139
Online Ziyaretçiler:5
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842