Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Rehber İnsan Olabilmek

15-20 senedir tüm hocaları takip ediyorum. Osman hoca 15-20 sene önce ne söyledi ise hala aynı şeyleri söylüyor. Diğer hocalar ise söylediklerini değiştirdi. Bu konu hakkında neler söylersiniz?
Abdulhakim Arvasi hazretlerinden sonra lider kim olacak?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Abdülhamid Han’ın ehl-i sünnet olmadığı söyleniyor. Eşinin ve çocuklarının açık olduğu söyleniyor. Bunlar doğru mu?
Bunlar doğru değil, iftiradır. Abdülhamid han hazretleri ehl-i sünnet, evliya bir sultandı. Kerametleri dilden dile dolaşır, kitaplarda yazılıdır. 
Ahir zamanda 360 güzel huylu kimse var mıdır?
Hakîkat Kitâbevinin yayınlamış olduğu (Fâideli Bilgiler) kitâbında var. Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm” birgün Mescid-i nebî sohbet ederlerken, (Güzel huyların tamamı üçyüzaltmış adetdir) buyuruyorlar. (Allahü teâlâ bir kulunu severse, bir kuluna merhâmetle muâmele ederse, bu üçyüzaltmış güzel huyun bir tanesini o kuluna verir) buyuruyorlar. [O güzel huy da, onu Cennete götürüyor]. Tabii, o sohbetde, hazret-i Ebû Bekr “radıyallahü teâlâ anh” hazretleri de varmış. Utanarak, sıkılarak soruyor: Diyor ki, yâ Resûlallah! Bende de var mı? Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyuruyorlar ki, (Üçyüzaltmışın da tamamı sende var).  
 
Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm” bir hadîs-i şerîfte, (Ümmetimin başı mı, sonu mu, bilinmez) buyurmuşlar. Halbûki bir hadîs-i şerîf var: (En kıymetli zaman, Benim zamanım ve Benim zamanımda yaşayanlar). En kıymetliler Eshâb-ı kirâm. Bunu İmâm-ı Rabbânî “kuddise sirruh” hazretlerine sormuşlar. Başındakiler mi, sonundakiler mi, biliyordu, buyuruyorlar. Ama, bilinmez buyurdular. Kendileri biliyordu, buyurdular. Çünki ilk asırdakiler üstündür. Ama, sonraki gelenler içerisinde Eshâb-ı kirâma o kadar çok benzeyen olacak ki, onun için böyle buyurdular. Ama bu benzeyenler de, bir elin parmak sayısını geçmez, buyuruyorlar. 
 
Cenâb-ı Hakkın, bütün bu huyları verdiği kulu âhir zamânda bulunabilir. Peki, onu biz tanıyabilir miyiz? İmâm-ı Rabbânî “kuddise sirruh” hazretleri buyuruyorlar ki, bu da ihsân-ı ilâhidir. Bizim vazifemiz, bu güzel huyları öğrenmek, meselâ, (İslâm Ahlâkı) kitâbını okumak. Orada kırk tane kalb hastalığı anlatılıyor. Bu hastalıklardan hangisi bizde varsa, onu tedâvi etmek için uğraşmak bizim vazifemizdir. Onun için böyle güzel huylu olanlar elbette ki olacak. Tamamı olanlar, nâdiren gelir. Bir tanesi olan bile kurtulur. 
Alim olarak bildiğim bir zatı beddua ederken dinledim. Bundan sonra o kişiden soğudum. Alimler beddua eder mi?
Âlim, evliyâ değil o zaman. Türkiye Gazetesinin vermiş olduğu Evliyâlar Ansiklopedisinde, Hakîkat Kitâbevinin yayınlarında âlim ve evliyâların hayatları vardır. Peygamberlerin beddua ettikleri çok nâdirdir. Âlimlerin de beddua ettiği çok nâdirdir. Sizin dediğiniz gibi, birisi damarına basıldığı zaman bağırıp, çağırıyorsa, demek ki bu islâm âlimi değildir. Âlim olsa öyle yapmaz.
Allahü tealanın evliyası hakkında bilgi verir misiniz?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Allahü tealanın sevdiği insanlardan ne istemeliyiz?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Arkadaşımın kanı bir türlü Hazreti Muaviyeye ısınmıyormuş, yaptığı işler uygun değilmiş, bilgi alabilir miyiz?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Asrın müceddidi kimdir?
İmâm-ı Rabbânî hazretleri, müceddid-i elf-i sânîdir. Ama kendi asrında, sadece onu tanıyanlar ve bilenler hissediyor. O zât demiyor ki, (Ben müceddidim), yaptığı hizmetlerden açığa çıkıyor. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri, hicrî onüçüncü asrın müceddidi idi. Ama (Ben bu asrın müceddidiyim) demedi. Bunlar söylemez, hizmetleri ile belli olur. İmâm-ı Gazâlî hazretleri, hicrî beşinci asrın müceddidi idi. İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretleri, hicrî ilk asrın müceddidi idi. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin zamânında bid'atler öyle bir yaygın ki, imâm-ı Rabbânî hazretleri bunların hepsini dağıtıyor. Ehl-i sünnet itikâdını, Ehl-i sünnet bilgilerini yayıyor, yerleştiriyor ve her tarafa da ulaştırıyor ise, o asrın sahibi odur. Ehl-i sünnet âlimlerinin özellikleri ve husûsiyyetleri var. Böylelerinde, din bilgilerinin ikisinin de olması lâzımdır. [Yani hem naklî kısmı, hem de aklî kısmı]. Ayrıca, kalben de bunların yetiştirilmesi lâzımdır. (Vilâyet-i hâssa-i Muhammediyye) ile şereflenmesi lâzımdır.
Bazı kimseler hakkında bu adam evliyadır deniliyor, bu nasıl anlaşılır?
Falanın veya filanın evliya olması bizi ilgilendirmez. Yaptıklarına yazdıklarına bakılır. Ameline bakılır, kitabı varsa kitabına bakılır. İnsanların büyük bilmesi değil, Allahü teâlânın büyük bilmesi. İnsanların hakir görmesi değil, Allahü teâlânın hakir görmesi önemlidir. Bir kimse ne yaptı ne etti, ona bakılacak ahirette. İslamiyet’i bozmak için mi çalıştı, İslamiyet’in içini boşaltmak için mi çalıştı, insanları cehenneme gönderen yola mı sevk etti, etiketi, kariyeri ne olursa olsun orada çıkacak meydana. Ak mı, kara mı? İnsanların dediğine, şöyleydi böyleydi buna bakmazlar.
Bazıları Seadeti Ebediyye kitabının müzik ve hoparlörle ezan okunması konularında aşırılıklara kaçtığını söylüyorlar Bu konuda ne söylersiniz?
(Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye) kitabı bin küsür kitaptan hazırlanmış, nakli esas alan bir kitaptır. Orada görüş yok. İslâmiyet nakil dînidir, selim olan akla uygundur. Hanefi mezhebinin lâzım olan bütün hükümleri alınmıştır. Her bir hükmün de senedi ve kaynağı da bildirilmiştir. Bugüne kadar böyle bir kitap yazılmamıştır. Herhangi bir tereddüt söz konusu değildir.
Bir büyüğe mürşide bağlanmak lazım mı?
Tabii, rehber olmadan olmaz. Mürşidi olmayanın mürşidi şeytandır sözü kitâplarda mevcut. Meselâ İmam-ı a'zâm ve onun yolunda gelenler bizim rehberimizdir. Ehl-i sünnet âlimleri bizim mürşidimizdir. Meselâ (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye) kitâbında birçok Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâbından nakiller yapılmıştır. O kitâp şu anda bir rehberdir, bir mürşiddir, bir yol gösterici durumundadır. Dolayısıyla bu kitâbı okursak yanlıştan kurtuluruz. Mürşid, irşad eden, yol gösteren, tehlikelerden koruyan demektir.
Bir hoca varmış. Hocası olmadığı halde hem kendini hem de talebe yetiştiriyormuş. Böyle yapması uygun mu?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Bir kimsenin kalp gözü nasıl açılır Mesela Hakikat Kitabevinin kitaplarını okusak onları kendimize mürşid edinsek evliyalık iklimine girer miyiz?
Hakikat Kitabevinin kitapları rehberlerin, mürşid-i kamillerinin kitaplarıdır. Bu asırda da, ehl-i sünnet itikadını, bu büyüklerin yolunu bu kitaplar gösteriyor. Dolayısıyla bunları rehber eder, içindeki bilgileri öğrenir, bunlara uygun yaşarsanız, o ihsan edilir. Evliyalık iklimine girersiniz. O kitapları okur, hayatınıza geçirir, tatbik eder, ihlâsla bunları yapmak için gayret sarf ederseniz, bir gün kalb gözünüz de açılır.
Bir mürşidi kamil talebesinin kalbini temizlediği gibi ona ilim de yükleyebilir mi?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
 
 
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:230
Dün:326
Bu Ay:4,826
Toplam:14,337,713
Online Ziyaretçiler:4
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842