Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Hayz ve Nifas

Arkadaşımın muayyen günü altı günmüş. İki gün kesilmiş, sonra iki gün daha gelmiş. Kılmadığı iki günü kaza etmesi gerekir mi?
Kaza etmeyecek.
Ayet-i kerimeler bulunan kitapları muayyen halindeyken tutabilir miyiz?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Bayanlarda ihtilam olur mu?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Bayanların kullanmış olduğu pet ve benzeri şeyleri ne yapmak gerekir?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Bazı kimseler, büluğa eren kız çocuklarına maliki mezhebini taklid ettirerek, Kur'an-ı kerim öğretmeye devam ediyorlar. Bu caiz mi?
Diş dolgusu sebebi ile hanefi ve hanbeli mezhebindekiler maliki veya şafii mezhebini taklid etmelidir, dediğimiz zaman (olmaz) diyorlar. Halbûki burada cenâbetlikten kurtulması lâzım, bunun başka çıkış yolu yoktur. Ama burada hanefi mezhebindeki bir kızcağıza, (maliki mezhebini taklid ediver) deniyor. Peki o (olmaz) nerede kaldı? Neye göre oluyor bu? Kur'an-ı kerim öğrenmesi farz değildir. Elbette ki öğrenmesi güzel olur. Ama sadece namaz kılacak kadar öğrenmesi farzdır, buyuruluyor. Muayyen gününün dışındaki zamanlarda okuma imkânları vardır. Bu konuda zaruret yok, zaruret olmadığı gibi ihtiyaç da yoktur. Dişi doldurtma ve kaplatma meselesinde ise cenâbetten kurtulma durumu söz konusudur. Eğer cenâbetten kurtulmazsa bu kimsenin namazı ve abdesti olmaz. Abdeste ve gusle bağlı ibâdetlerin hiç birisi olmaz. O kızcağızların içerisinde dolgusu veya kaplaması olup da, maliki mezhebini taklid etmeye niyet ettikleri zaman (olmaz, buna gerek yok) deyince, cünüb olarak Kur'an-ı kerim tutmasına sebep olunuyor, Kur'an-ı kerim ezberletiliyor. Kur'an-ı kerim öğrenme konusunun zaruretle hiç bir alâkası yoktur. Dolayısıyla burada taklid edilmez.
Beş ay müddetle hayzım beş günken, altıncı ayda, altı güne çıktı, benim hayzim degişmiş mi oldu?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Bir bayan 1. gün kan görse, sonrasında 8 gün kan görmese, daha sonra 7 gün görse, 10. günden sonra gördükleri istihaza mı olur?
Dört mezhepte de temizlik müddetinin asgarisi 15 gündür. Hanefi mezhebinde İmam Azam hazretlerinin ve İmamı Yusuf hazretleri ile İmamı Muhammed Şeybani hazretlerinin hayz ile alakalı içtihat farklılıkları var. Fakat kitaplarda bilinmesi gerekenler yazılmış. Öncelikle Hanefi mezhebi ile ilgili nakledelim. Hanefi mezhebinde hayz müddeti, temizlik müddetinden sonra başlar. En azı üç gündür. Üç günden az olmaz. İmamı Malik hazretleri ise en azı yok, temizlik müddeti geçtikten sonra kan görülmüşse hayz başlamış demektir, buyuruyorlar. Fakat İmamı Azam hazretleri, temizlik müddeti geçtikten sonra ilk gün kan görüldü, ikinci gün görülmedi, üçüncü günde görülmedi... Böyle olursa, bu rahatsızlık sebebi ile olmuştur, vücutta oluşan bir arıza sebebiyledir, buyuruyor. Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye kitabında hayz konusu anlatılırken bir ifade geçiyor, deniyor ki: "Her ay hayz müddeti değişebilir" Bir kimsenin hayz müddeti 6 günken, 7 de olabilir. Onun için Hanefi mezhebinde en azı 3 gün, en fazlası da 10 gündür buyruluyor. Birinci ölçü budur. İkincisi, üç gün birer damla da olsa peş peşe kan gelmesi lazım. Dinleyicimiz ikinci gün gelmedi, üçüncü gün geldi demişti. İkinci gün gelmediği için Hanefi mezhebine göre; hayz kabul edilmiyor. Diyelim ki, üç gün geldi (birer damla da olsa görüldü) hayz başlamıştır. Sonrasında 4.gün gelmedi, 5.gün gözüktü veya 6.gün gelmedi, 7. gün gözüktü, bir damla geldi diyelim, 10. güne kadar böyle devam etti. Veya 9 gün kadar böyle devam etti. Bunun 10 günüde hayz kabul edilir. Aktı kabul edilir. Önemli olan başlangıcı olan 3 gün boyunca gözükmesi, bir damla da olsa gözükecek. Tercih edilen kavil budur. Dinleyicimiz bir de, 1. günü kan görüldü, 8.güne kadar gözükmedi ve 8.günü gözüktü. Aradaki bu zaman dilimi, istihaza mıdır diye sordu. Evet, istihazadır, bu özürdür buyruluyor. Ya mevsimlerin geçişi sebebiyle veya sinirsel bir rahatsızlık sebebiyle vücutta bir rahatsızlık meydana geldi ve o bölgede bir rahatsızlık oluştu. Bu sebeple kan görüldü. Dolayısıyla özür oluyor bu. Hayzla ilgisi yok. Burada namazı bırakmış ise kaza edecek. Peki, 8. gün geldi. Buraya kadar temizliği, temizlik müddeti devam etti. Temizlik müddetinin asgarisi, en azı 15 gündür. 3 haftada sürebilir. Hatta bazı bünyelerde temizlik müddeti1 ay bile sürebilir. Kitaplarda, vücut her ay hadiselerden, mevsimlerden etkilenebilir ve hayz müddeti değişebilir, buyruluyor. Bazıları vardır hadiselerden, mevsimlerden etkilenmez, bunların tesiri altında fazla kalmaz, hayz müddeti 5 gündür. Sürekli 5 gün, 5 gün devam eder. Hanefi mezhebinde olan bir kimsenin hayz müddeti her ay 7 gün diyelim. Diyelim ki bu ay 7 günü geçti. 8 oldu veya 9, 10, 11 oldu akıntı geliyor. Orada Hanefi mezhebinde, bu rahatsızlık sebebi iledir, hayz yine 7 gündür. 7 günden sonra kılınmayan namazlar kaza edilir buyruluyor. Bu 7 günden sonrası istihaza, özürdür buyruluyor. Peki niye? Zira 10 günü geçti. İmamı Azam hazretleri 10 günü geçince bu özür olur, o bölgede rahatsızlık sebebi ile akıntı gelir, buyuruyorlar. Maliki mezhebinde, Şâfiî mezhebinde, Hanbeli mezhebinde ise: temizlik müddeti yine asgari 15 gündür ve hayz müddetinin en fazlası da 15 gündür, buyruluyor. Mesela maliki mezhebindeki bir hanım 15 gün temizlik müddeti geçtikten sonra bir gün bile bir kan görse hayz başlamış demektir, buyruluyor. İmamı Azam hazretleri ise hayzın başlaması için 3 gün arka arkaya gelmesi lazım buyuruyorlar. Peki Hanefi mezhebinde olupta, maliki mezhebini taklid eden bir hanım ne yapar? Namazı bırakır. Hanefi mezhebinden çıkmadığı için 2., 3.günü gelmez ise onu kaza eder. Maliki mezhebi 15 güne kadar diyor. Hanefi de ise 10 gün. Akıntı devam ederse, bu durumda ne yapacak? 10 güne 3 gün ilave edilir, buyruluyor. 3 günden sonra akıntı gelecek olursa temizlik müddeti başlamıştır, buyruluyor. Buna fasid temizlik deniliyor. Akıntı devam etse bile gusül abdestini alır, Hanefi mezhebi, yani kendi mezhebi 10 günden sonrasını hayz kabul etmediği için o 3 günüde kaza eder, buyruluyor. Zira kendi mezhebinden çıkmıyor. Sadece taklit ettiği mezhebin farz dediklerine uyuyor, müfsid (bozar) dediklerinden de sakınıyor.
Bir hanım hayzlıyken, (Mektûbât) kitâbını okuyabilir mi?
(Mektûbât) kitâbını, (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye) kitâbını, daha doğrusu Kur'ân-ı kerîmin dışındaki kitâbların hepsini okuyabilir.
Bir hanım muayyen günündeyken ilmihâl kitâbı okuyabilir mi?
Mızraklı İlmihâl, İslâm Ahlâkı gibi kitâbları okuyabilir. Hanefî mezhebinde bir kavle göre, âyet-i kerîmeler bulunduğu zamân onu abdestsiz tutmamak gerekir. Şâfi'î mezhebinde âyet-i kerîmeler çoksa Kur'ân-ı kerîm hükmündedir. Az ise fıkıh kitâbları hükmündedir, tutulabilir. Ama mümkün mertebe abdestli tutmak iyi olur.
Bir hanım muayyen halinde iken Ayet el kürsiyi okuyabilir mi?
Hayır. Dua olarak bildirilenlerin hepsini okuyabilir. Hatta Fatiha-i şerife de dua niyeti ile okunabilir.
Bir hanım, hayz veyâ nifâs hâlinde iken, ilmihâl veyâ ahlâk kitâplarını okuyabilir mi?
(Tam İlmihâl-Se’âdet-i Ebediyye), (Fâideli Bilgiler), (Hak Sözün Vesîkaları), (Herkese Lâzım Olan Îmân), (İslâm Ahlâkı), (İngiliz Câsûsunun İ'tirâfları), (Şevâhid-ün Nübüvve), (Menâkıb-ı Çihâr Yâr-ı Güzîn), (Kıyâmet ve Âhıret), (Cevâb Veremedi) okuyabilir, mahzuru yok.
Bir hanımın, temizlik müddetinin onüçüncü günü akıntısı gelirse, nasıl hareket etmesi lâzımdır?
Dört mezhebde de temizlik müddeti onbeş günden aşağı olmaz. Temizlik müddetinin onüçüncü günü bir akıntısı gelirse, o istihâzadır. Gusül abdesti almaz. Akıntı devam edecek olur ise, her namâz vakti gelince abdestini alır, namâzını da kılar. Onbeşinci günden sonrasını hayz olarak sayar. Hayz müddeti de hanefî mezhebinde en fazla on gündür. Mâlikî, şâfiî ve hanbeli mezhebinde de en fazla onbeş gündür. Onbeş günden fazla gelir ise, üç mezhebde istihâza olur, hanefî mezhebinde de on günden fazla gelirse istihâza [özür] olur.
Bir kadın muayyen hâlinde iken, çocuğuna Kur'ân-ı kerîm okumasını öğretmeye, gözüyle takip ederek devam edebilir mi?
Gözüyle takip etmesinin bir mahzuru söz konusu değildir. Eline alması ve telaffuz etmesine izin verilmemiştir. Harf veyâ hareke hatâlarının doğrusunu telaffuz ederek, müdâhale edebilir.
Buradaki Kur’ân kursunda, öğrencilere hayzlıyken bezle tutturarak Kur’ân-ı kerîm okutuyorlar. Bu olur mu?
Okuması harâm, câiz değil ki. Bu hangi kitâbda yazıyor?
Buraya gelen bir vâız, (Muayyen hâlde iken mukabeleyi takip edebilir, Nâs ve Felak okuyabilirsiniz) dedi. Bu doğru mudur?
Muayyen hâldeki bir hanım, Kur'ân-ı kerîm okunuyorsa onu dinleyebilir. Ama câmi'ye giremez. Eline mushaf alıp, bunu takip edemez, câiz değildir. Nâs ve Felak sûrelerini okumak da câiz değildir, yanlış söylemiş, kitâblarda öyle yazmıyor.
 
 
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:106
Dün:486
Bu Ay:9,746
Toplam:14,366,948
Online Ziyaretçiler:2
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842