İMÂM-I RABBÂNÎ (Kuddise Sirruh) DÎNE UYMAK ESASTIR

"İmâm-ı Rabbânî" ki, büyük âlim ve velî.
Kararmış gönüllere şifâ oldu sözleri.
 
Bu zât buyuruyor ki: Seâdete kavuşmak,
"Allahın Resûlüne uymak"la olur ancak.
 
"İslâm"dan, zerre kadar ayrılan bir kimsede,
Seâdetten iz olmaz, hârika gösterse de.
 
Onun göstereceği hârikulâde haller,
Onu, iki cihânda felâkete sürükler.
 
Kim ki, Resûlullaha hakkıyla tâbi olmaz,
Yarın mahşer gününde, azaptan kurtulamaz.
 
Şu bir kaç günlük ömrü, Allahü teâlânın,
Beğendiği şekilde geçirmeğe bakalım.
 
Bir kimsenin işinden, Rabbi râzı olmazsa,
Ölmesi, hayırlıdır onun yaşamaktansa.
 
Uydurmamış olsan da, islâma her hâlini,
Hak teâlâ, görüyor senin her ef'âlini.
 
Hâzırdır ve nâzırdır elbette cenâbı Hak.
Ve senin her işini, görmektedir muhakkak.
 
Kullara ne oldu ki, bile bile bunları,
Korkmadan işliyorlar, haram ve günâhları.
 
O haramı işlerken, birisi görse eğer,
O işi işlemekten, hemence vaz geçerler.
 
Bir kuldan utanıp da, Allahtan çekinmemek,
Müslümâna yakışan bir hal olmasa gerek.
 
Öyleyse ey evlâdım, "îmân"ın çıkmasından,
Allahü teâlâya sığınmalı hep insan.
 
Ve sık sık, "Lâ ilâhe illallah" söyliyerek,
Îcâb eder, îmânı an be an yenilemek.
 
Günâh işler için de, tövbe edip her sefer,
Allahü teâlâya yalvarmak îcâb eder.
 
Hem de bu istiğfârda, etmeli ki acele,
Belki başka müsâit bir vakit geçmez ele.
 
Bir hadîsi şerîfte buyuruldu ki aynen:
"Aldandı, ziyân etti yarın yaparım diyen."
 
Bu ömür, insanların büyük sermâyesidir.
Onu, yarar işlerle değerlendirmelidir.
 
Dinden, kıl ucu kadar ayrılık mevcut ise,
Kendini tehlikede bilmelidir o kimse.
 
"Allah adamları"ndan birisini bularak,
Ona tâbi olmalı, her işte tam olarak.
 
Ona karşı gelmekten, sakınmalı pek fazla.
Yoksa, istifâdesi olamaz ondan aslâ.
 
Onun tek bir işini hor görmek, beğenmemek,
"Öldürücü zehir"dir, titremek, korkmak gerek.
 
Ey oğlum, sen bunları bilirsin belki biraz.
Fakat sırf bilmek ile, hiçbirşey kazanılmaz.
 
Bir hasta, ilâcını öğrenebilir, fakat,
Onu kullanmadıkça, bulamaz yine sıhhat.
 
Onun, o hastalığın ilâcını bilmesi,
Onu iyi etmeye yetişmez tabii ki.
 
Bütün Nebîlerin ve âlimlerin hep bir bir,
Bildirdikleri şeyler, sırf işlemek içindir.
 
Bilmek, mahşer gününde fayda etmez insana.
Bilâkis hüccet olur, azap yapılmasına.