İMÂM-I RABBÂNÎ (Kuddise Sirruh) FIRSAT HENÜZ ELDEDİR

"İmâm-ı Rabbânî" ki, çok büyük bir evliyâ.
İlminin ışığıyla aydınlandı bu dünyâ.
 
Bir kimseye, mektupta yazdı ki: (Bilmem neden,
Sıkılıyorsun oğlum, bizim sohbetimizden?
 
Zenginlere yanaşıp, arkadaş oluyorsun.
Lâkin böyle yapmakla, çok fenâ yapıyorsun.
 
Bu gün için, gözlerin kapalıysa da, fakat,
Yarın açılacaktır, bu, "Gün" gibi hakîkat.
 
Lâkin o açılmanın faydası olmaz artık.
O gün olur sâdece, bir nedâmet, pişmânlık.
 
Zîrâ cenâbı Allah buyurdu ki âyette:
"Onlar ziyân ettiler, dünyâ ve âhiret'te."
 
Ey oğlum, bir "Çöpçü" ki, takvâ ehli ve fakir.
Günâhkâr zenginlerden, kat kat daha iyidir.
 
Sen şimdi bu sözlere, belki kulak verirsin.
Belki de inanmayıp, şaşar, hayret edersin.
 
Fakat bir gün gelir ki, inanırsın âkıbet.
Lâkin o inanışın faydası olmaz elbet.
 
Yağlı, tatlı yemekler, süslü, şık elbiseler,
Seni, bu felâkete sürükledi bu  sefer.
 
Elden kaçmış değildir bu imkân henüz fakat.
Her an kurmak mümkündür "İyiler"le irtibât.
 
Lâkin bunda, acele etmeli ki evlâdım,
"Ecel" tâkib ediyor ardından adım adım.
 
Vakit, iki tarafı keskin "kılınç" gibidir.
Onun için bu ömrü, ganîmet bilmelidir.
 
"Helekel müsevvifûn" buyurdu Resûlullah.
Yâni "Sonra yaparım diyenler, bulmaz felâh."
 
Bu ömrü, lüzumsuz ve fâidesiz şeylerle,
Geçirme ki, mahşerde hiç bir şey geçmez ele.
 
Ey oğlum, bu "Dünyâ"ya etme ki hiç temâyül,
Ona tutulur ise, elden çıkar o gönül.
 
Sen, gönlünü sâdece, "Allah"a vermeye bak.
Zîrâ bir sermâyedir Hakk'a gönül bağlamak.
 
Hayâl olan "Dünyâ"nın peşinde koşma artık.
Düşün neyi sattın ve neyi aldın karşılık?
 
"Dünyâ"yı almak için, "Âhiret"ini satmak,
Ve Allahı bırakıp, insanlara yaranmak,
 
Akıllı insanların yapacağı iş değil.
Bu iş, ahmak olmaya olur isbât ve delil.
 
"Dünyâ" ile "Âhiret", zıddır birbirlerine.
Birini kalbe koysan, yer kalmaz diğerine.
 
İkisinin sevgisi, bir kalpte toplanamaz.
Yâni ikisine de muhabbet mümkün olmaz.
 
Öyleyse iki zıd’dan, birini seç nihâyet.
Seçtiğine karşılık, sat kendini, fedâ et.
 
Lâkin iyi düşün ki, "Dünyâ", elbet fânîdir.
Bu gün senin olsa da, yarın bir gayrinindir.
 
"Âhiret azâbı"ysa, sonsuz ve çetindir pek.
Bunun için tercihte, iyi düşünmek gerek.
 
Hem sonra Hak teâlâ, dünyâ'yı sevmez hepten.
Ve lâkin çok sever ve râzıdır âhiret'ten.
 
Ey oğlum, tavşan gibi, gözü açık olarak,
Daha ne güne kadar sürecek bu uyumak?
 
Dünyâ adamlarıyla arkadaş olma ki pek,
"Öldürücü zehir"dir onlar ile görüşmek.
 
Oğlum, aklı olana yetişir bir işâret.
Biz ise, açık açık söylüyoruz, idrâk et.
 
Onlarla arkadaşlık etmekten sakın, sakın!
Yoksa, pişmân olursun mahşerde elbet yarın.