İMÂM-I RABBÂNÎ (Kuddise Sirruh) İSLÂMA HİZMET ETMEK

"İmâm-ı Rabbânî" ki, çok büyük bir evliyâ.
Dîni, müslümânlığı yaydı bütün dünyâ'ya.
 
Seyyidlerden birine, bir gün mektup azdı ki:
(Kimsesiz kaldı bu gün müslümânlar yazık ki.
 
İslâma hizmet için, bu gün "Bir lira" vermek,
"Bin altın" vermiş gibi, üstün, kıymetlidir pek.
 
Kime nasîb ve ihsân ederlerse bu işi,
Ona müjdeler olsun, bahtiyardır o kişi.
 
Dînin yayılmasına, islâmın nusretine,
Çalışmak, her zamanda iyidir elbet yine.
 
Her kim olursa olsun, bu uğurda çalışan,
Tam "Cihâd" sevâbına nâil olur her zaman.
 
Lâkin din düşmanları, dîne hücum ettiği,
Bir zamanda çalışmak, kat be kat olur iyi.
 
Zîrâ Resûl-i ekrem buyurdu ki eshâba:
"Siz öyle bir zamanda geldiniz ki dünyâ'ya,
 
Dînin onda birini, eğer yapmaz iseniz,
Helâk olur, mutlaka azâba düşersiniz.
 
Fakat sizlerden sonra, gelir ki müslümânlar,
Dînin onda birini yapsalar eğer onlar,
 
Azaptan kurtulurlar", işte o, bu devirdir.
Müjdelenenler ise, bu günkü mü'minlerdir.
 
"Dîne hizmet" için de, kerâmetler sâhibi,
Bir evliyâ olmak da, şart değildir tabii.
 
Öğretmesi lâzımdır bilenin, bilmiyene.
Bunu da, kalp kırmadan yapmalıdır hem yine.
 
Kıyâmette, herkese suâl edilecektir.
"İslâma niçin hizmet etmedin?" denecektir.
 
Bu suâl karşısında, "Yoktu gücüm, kuvvetim.
Bunun için islâma bir hizmet edemedim".
 
Şeklinde bir bahâne sürülürse ileri,
Bu, azaptan kurtarmaz böyle söyliyenleri.
 
İnsanların en üstün, kıymetlileri olan,
Peygamberler, bu işi yaparlardı durmadan.
 
Her ne olursa olsun, islâma hizmet etmek,
Çok lâzımdır bilhassa, gençlere din öğretmek.
 
Bilenler, bildiğini öğretmezse bu günde,
Ne cevap verecektir yarın hesap gününde?
 
Bu işi yaparken de, fitne çıkarmamaya,
Çok dikkat etmelidir, bir gönül yıkmamaya.
 
Zîrâ bilmelidir ki, kalp kırmak çok günâhtır.
Kâbeyi, yetmiş defâ yıkmaktan da fenâdır.
 
Mü'min, o kimsedir ki, elinden ve dilinden,
Kimseye, zarar ziyân gelmiyendir kat'iyyen.
 
Mü'min, güler yüzlüdür, ondadır hayâ, edeb.
Darda bulunanların yardımına koşar hep.
 
Kim yaşarsa devamlı bu "İslâm ahlâkı"yle,
Hizmet etmiş sayılır islâma o hâliyle.
 
Bir gönül incitmeden, bir kânun çiğnemeden,
"Lisân-ı hâli" ile dîne hizmet eyliyen,
 
Tam "Cihâd" sevâbına nâil olur sonunda.
Cevâbı da kolaydır, yarın sorulduğunda.
 
"Lisân-ı hâl" üstündür, "Lisân-ı kâl"den elbet.
Ve daha tesirlidir islâma böyle hizmet.