İMÂM-I RABBÂNÎ (Kuddise Sirruh) ÎTİKAD BİLGİLERİ -2-

Müslümânlar, Cennette "Allah"ı görecektir.
Bilinmiyen görmekle lâkin göreceklerdir.
 
Zîrâ nasıl olduğu anlaşılamıyanı,
Görmenin, olmaz elbet anlaşılır bir yanı.
 
Belki gören kimse de, anlaşılmaz bir hâle,
Girer de, öyle erer bu devlet ve kemâle.
 
Bu, derin bir muammâ, anlaşılmaz bir iştir.
Lâkin seçilmişlere, bu sır bildirilmiştir.
 
Bu mesele, herkese gizlidir gerçi fakat,
Bu seçilmiş zâtlara, olmuştur bir hakîkat.
 
Buna inanmıyanlar, göremiyeceklerdir.
Zîrâ “İnkâr edenler, mahrumdur” demişlerdir.
 
Her şey gibi, Allah’ın bir mahlûkudur "Cennet".
O, hiçbir mahlûkunun içine girmez elbet.
 
Fakat bâzılarında, zuhûr eder nûrları.
Bu nîmetten mahrumdur ve lâkin bâzıları.
 
Ayna”da, cisimlerin sûreti görünüyor.
Lâkin "Taş" ve "Toprak"ta bu görüntü olmuyor.
 
Resûlullah, “Mîrâc”da gördüyse de, ne var ki,
O, bu dünyâ'da değil, "Cennet"te oldu vâki.
 
Yâni dünyâ'dan çıkıp, karıştı âhiret'e.
"Âhiret" âleminde kavuştu bu devlete.
 
Yerleri ve gökleri, dağları, denizleri,
Hep Allahü teâlâ yarattı bu şeyleri.
 
Ağaç, meyva, mâdenler, hücre, atom, molekül,
Onun yaratmasıyla ederler hep teşekkül.
 
Nasıl ki yıldızlarla süslediyse semâyı,
"İnsan"ı yaratmakla süsledi bu dünyâyı.
 
Ondan başka hiçbir şey, yok idi bu cihânda.
Hepsini, hiç yok iken, O yarattı bir anda.
 
İnsanlar, yaratılmış “Mahlûk” olduğu gibi,
İşleri de, Allah’ın mahlûkudur tabii.
 
Yaratılmak” damgası yemiştir ki bu insan,
bu, âciz olduğuna bir delildir ve nişân.
 
Kul, bu âcizliğiyle hiçbir şey yaratamaz.
Kula “Yarattı” demek, çirkindir, câiz olmaz.
 
Bir insanın işinde, kendine düşen husus,
Yalnız “Kesb etmesi”dir, yaratmak Rabbe mahsus.
 
Kulun, cüz’î kudreti ve irâdesi vardır.
İşi yapan, yaratan, Allahü teâlâdır.
 
İhtiyârî işler de, insanın kesbi ile,
Hâsıl olur yine de Onun yaratmasıyle.
 
İnsan, işi kesb eder, yâni seçer, beğenir.
Allah da yaratarak, o iş meydana gelir.
 
İnsanın beğenmesi olmasaydı işinde ,
Titreme”den bir farkı olmazdı o işin de.
 
İhtiyârî işleri, titremeden ayıran,
Kesb”dir ki, mes’ul olur insan her yaptığından.
 
Hak teâlâ, işleri yapmaya kâfi miktar,
Vermiştir kullarına bir “Kudret” ve “İhtiyar”.
 
İnsanın ihtiyârı, yapacağı bir işin,
Olup olmamasında eşit olduğu için,
 
Serbestçe karar verip, o işi yapacaktır.
Sonunda, "Sevap" veyâ "Günâh" kazanacaktır.