İMÂM-I RABBÂNÎ (Kuddise Sirruh) ŞÜKRETMEK NASIL OLUR?

"İmâm-ı Rabbânî"nin, dînine çok bağlı bir,
Hanıma gönderdiği öğüt ve nasîhattir:
 
(Görünen görünmiyen, bilinen bilinmiyen,
Her türlü nîmetleri kullarına gönderen,
 
Allahü teâlâya ederiz hamdü senâ.
Ki, Onun rahmetiyle kavuştuk her ihsâna.
 
Herkese, her nîmeti gönderen yalnız Odur.
Canlı cansız her şeyi, varlıkta O durdurur.
 
Bunca sayılamıyan, ne kadar varsa nîmet,
Hepsini, kullarına, O vermektedir elbet.
 
Odur hep kullarından belâları gideren.
Ve Odur duâları işitip, kabûl eden.
 
Öyle bir “Rezzâk”tır ki, kullarının yaptığı,
Günâhlardan ötürü, kesmiyor rızıkları.
 
Merhamet”i o kadar boldur ki Onun yine,
Kimsenin günâhını, vurmuyor yüzlerine.
 
Ve o kadar çoktur ki Onun “Hilm”i ve "Sabr"ı,
Acele göndermiyor, kullara azapları.
 
Bir “İhsân sâhibi”ki Allahü azîmüşşân,
Saçıyor nîmetini, herkese dost ve düşman.
 
Bütün nîmetlerinin, en kıymetlisi ise,
Açıkça bildiriyor "İslâmiyyet"i bize.
 
Onun bu nîmetleri, bellidir ki o kadar,
Güneş”ten daha açık, “Ay”dan daha âşikâr.
 
Başkalarından gelen nîmetleri de zâten,
Hep O göndermektedir kullarına esâsen.
 
İşte Onun yaptığı bu kadar ihsân, ikrâm,
Karşısında, hiç kimse bir şükür yapamaz tam.
 
“Vücûdumun her kılı, gelse de tek tek dile,
Şükrünün binde biri, yapılmış olmaz bile.”
 
İyilik yapanlara, hep teşekkür yapılır.
Bu, herkes de bilir ki, “İnsanlık îcâbı”dır.
 
O halde, her nîmetin hakîkî sâhibine,
Şükretmek, insanlığın bir îcâbıdır yine.
 
Ve lâkin Hak teâlâ, uzaktır her kusurdan.
Kul ise, hep noksanlık içinde olduğundan,
 
Bir münâsebetleri yoktur hiç "Allah" ile.
Ona şükredemezler kendi akıllariyle.
 
Ona söylenmesini güzel zannettikleri,
Bilâkis, Ona çirkin, uygunsuz gelir belki.
 
Büyültmek, hürmet etmek sandıkları da yine,
Küçültmek gelebilir belki de kendisine.
 
"Şükretme"nin şekli de bildirilmezse Ondan,
Ona lâyık olduğu, bilinemez yine tam.
 
İşte, Hak teâlânın sevdiği, beğendiği,
Yâni kabûl ettiği tâzim ve şükür şekli,
 
Peygamberleri ile gönderdiği “Dinler”dir.
Onlara bildirilen "ilâhî emirler"dir.
 
Orada, kalp ile ve bedenle yapılacak,
Her iş bildirilmiştir, gâyet açık olarak.
 
O halde Ona şükür, “İslâma sarılmak”tır.
Yâni farzları yapıp, haramdan sakınmaktır.
 
Ona, dînin dışında bir şükür olmaz daha.
Yoksa o, tersi olup, sebep olur günâha.