İMAM-I GAZALİ (Rahmetullahi Aleyh) Dünyayı Tanımak

Âhiret yolcusu”dur esâsında bu kullar.
Dünyâ, bir konaktır ki, burada az dururlar.
 
Asıl maksat şudur ki bu dünyâ'da durmaktan:
Hep hazırlık yapılsın âhiret'e durmadan.
 
Bu dünyâ'da, insana iki şey gereklidir.
Biri kalp, yâni “Gönül”, ötekisi “Beden”dir.
 
Kalbin asıl gıdâsı, “Allah sevgisi”dir ki,
Gıdâsı verilmezse, ölür o, kalmaz diri.
 
Bir gönül, tutulmuşsa Hâlık'ından gayriye,
O kalp “Hasta” demektir, muhtaçtır tedâvîye.
 
Bedeni de koruyup, beslemek lâzım elbet.
Çünkü onunla olur Hakk’a kulluk ve hizmet.
 
Lâkin lüzûmu kadar uğraşmalı ki buna,
Zîrâ maksat bu değil, "Kalp" ve "Ruh"tur bir kula.
 
Bu beden fânîdir ki, âkıbet ölecektir.
Lâkin ölmez kalp ve ruh, insan da “Ruh” demektir.
 
Hacca giden insanın olur ya bir bineği,
İşte bunun gibidir rûh'a göre "beden"i.
 
Ne miktar uğraşırsa bu binekle o yolda,
O kadar uğraşmalı kendi vücûduyla da.
 
Hep ona ayırırsa bütün vakitlerini,
Yolundan geri kalıp, helâk eder kendini.
 
Zarûrî ihtiyaçlar ne ise beden için,
Bu kadar uğraşması kâfi gelir kişinin.
 
Bunlar da “Yemek” ile, “Elbise” ve “Mesken”dir.
Bunları temin etmek, elbette ki elzemdir.
 
Lâkin bundan daha çok harcederse vaktini,
İhmâl eder bu sefer, rûhu ile kalbini.
 
Halbuki beden değil, “Kalp” idi gâye asıl.
Cennet nîmetlerine, onunla olur vâsıl.
 
Dünyâ, “Devamlı” gibi gösterir kendisini.
Lâkin "Yok" olacaktır, aldatır öyle seni.
 
Dünyâ, sana “Dost” gibi görünürse de şu an,
Halbuki sonra sana kesilir büyük "düşman”.
 
Dünyâ'nın dışı süslü, tâze, güzel sanılır.
Lâkin “Zehir”dir içi, yiyenleri aldatır.
 
Dünyâ'ya, lüzûmundan daha çok sarılanlar,
Sonunda pişmân olup, hakîkati anlarlar.
 
Kalbi, “Dünyâ malı”na bağlı ise kulun hem,
Ölürken, daha fazla çeker acı ve elem.
 
Onlar “Deniz suyu”nu içenlere benzer ki,
Tuzlu suyu içtikçe, çoğalır harâreti.
 
Yandıkça daha içer, İçtikçe daha yanar.
İçe içe ölür de, suya kanmaz o zinhâr.
 
Bir “Misâfirhâne”dir bu dünyâ esâsında.
"Yolcu"nun, gözü olmaz bu yerin eşyâsında.
 
Çünkü o, muvakkaten ikâmet etmektedir.
Birkaç gün kalıp sonra, ayrılıp gidecektir.
 
Bu hanın eşyâsına gönül bağlarsa eğer,
Onlardan ayrılınca, üzülür, feryâd eder.
 
Lâkin hiç göz dikmezse, hanın eşyâlarına,
Ayrılıp gittiğinde, üzüntü olmaz ona.
 
Çünkü insan, dünyâ'da “Âhiret yolcusu”dur.
Varacağı yer ise, dehşetli, korkuludur.
 
Burada o yer için yapmazsa bir hazırlık,
Azaplara düşerek, kendine eder yazık.
 
Kul, haramdan kaçınıp, yaparsa farzı eğer,
Azaplardan kurtulup Cennete duhûl eder.