İMAM-I GAZALİ (Rahmetullahi Aleyh) Nasihatin Özü

İmâm-ı Gazâlî”nin birine nasîhati,
Şudur ki: Ey evlâdım, geçirme boşa vakti.
 
Öğren ilmihâlini her şeyden daha evvel.
Sonra da, mûcibince yap ibâdet ve amel.
 
Bu gün, seni günâhtan korumazsa bu ilmin,
Yarın Cehennemden de korumaz, var mı bilgin?
 
Öyle ise aklını başına al da önce,
Oraya, sermâyesiz gitmiyesin ölünce.
 
Hazreti Ebû Bekir buyurdu: Bu bedenler,
Yâ bir “Kuş kafesi”ne, ya da “Ahır”a benzer.
 
Kapısını açınca, kuş uçar ve kurtulur.
Hayvansa, yük çekmeye, zahmetlere koşulur.
 
Düşün ki, sen bunlardan hangisine benzersin?
Kafes” isen, kuş gibi uçar ve yükselirsin.
 
Eğer Allah korusun, benziyorsan “Ahır”a,
Allah, şöyle buyurur kitâbında onlara:
 
“Düşünmediklerinden onlar olacakları,
Hayvanlara benzerler, hattâ daha aşağı.”
 
Bir gün Hasan-ı Basrî, serin şerbet içerken,
Birdenbire bayılıp, bardak düştü elinden.
 
Ayılınca, sordular kendisine bu hâli.
Buyurdu: Hatırladım Cehennemdekileri.
 
Onlar seslenirler ki: “Şu sizin içtiğiniz,
Cennet şerbetlerinden, bize de içiriniz!”
 
Bir gün, Resûlullaha birinden bahsettiler.
“Şöyle iyi halleri var” diye methettiler.
 
Buyurdu ki: “İyidir, biliyorum ben dahî.
Teheccüd de kılsaydı, olurdu daha iyi.”
 
Lokman Hakîm, oğluna şöyle etti nasîhat:
“Horoz, senden akıllı olmasın sakın evlât!
 
Zîrâ tesbîh ediyor o her sabah Rabbini.
Sen ise uyuyorsun, ıslâh et bu hâlini.”
 
Velhâsıl ey evlâdım, nasîhatların özü,
İslâma uydurmaktır her bir işi ve sözü.
 
Eğer Resûlullaha uymaz ise bir işin,
İbâdet olsa bile, günâhtır senin için.
 
Nitekim bayram günü, oruç tutmak günâhtır.
Zîrâ dînin sâhibi böyle buyurmaktadır.
 
Yine haksız alınan, haram elbise ile,
Namâz kılmak, günâhtır, ibâdet olsa bile.
 
Nikâhlı hanımıyla latîfe yapsa fakat,
Oyun olduğu halde, alır ecir, mükâfât.
 
Yine bir âdetleri var idi ki Resûl’ün,
Kaylûle” yapar idi, öğleden önce her gün.
 
Yâni gün ortasında, uyurdu ki bir müddet,
Bu niyetle uyursa, bu da olur ibâdet.
 
Şiblî hazretleri de buyurur ki şöylece:
Dörtyüz” kadar hocadan ders gördüm senelerce.
 
Onlardan “Dört bin” hadîs öğrenip ezberledim.
Lâkin bir tânesini, kendime rehber ettim.
 
Çünkü diğer hadîsler, vardır onun içinde.
Şöyle buyurmaktadır Resûl bu hadîsinde:
 
(“Dünyâ için”, dünyâ'da ne kadar kalacaksan,
Ona göre çalış ki, kısa sürer bu devran.
 
Âhiret için” ise, o kadar gayret et ki,
Asıl hayat oradır, sonsuzdur elbette ki.
 
Allaha ibâdet et, muhtâç olduğun kadar.
İsyân et, Cehenneme dayanacağın miktar.)