İMAM-I GAZALİ (Rahmetullahi Aleyh) Nefse Ceza Vermek

İmâm buyuruyor ki “Kimyâ-yı seâdet” te:
(Nefse, cezâ vermeli her günâhta elbette.
 
Hiç affetmemelidir onun bir hatâsını.
Her günâh işledikte, vermeli cezâsını.
 
Eğer göz yumulursa, daha azar, şımarır.
Önüne geçilemez tehlikeli hal alır.
 
Meselâ haram yerse, aç bırakmalı biraz.
Harama baktı ise, mubâha baktırılmaz.
 
Biri, cünüb olmuştu rüyâsında bir gece.
Ve lâkin tembellikten, gusl etmedi hemence.
 
Çünkü nefsi dedi ki: “Hava soğuk bu vakit.
Sabret, sabah olsun da, o zaman hamama git.”
 
Nefsi, bu vesveseyi verince kendisine,
Fırladı yatağından inâd için nefsine.
 
Gusledip, hem nefsine cezâ olsun diyerek,
İbâdetle geçirdi geceyi sabaha dek.
 
Ve dedi ki: “Rabbinin emrettiği bir işte,
Gevşek davranan nefsin cezâsı budur işte.”
 
"Ebû Talha" vardı ki sahâbe-i kirâmdan,
Namâz kılıyor idi bağ içinde bir zaman.
 
O ara, güzel bir "Kuş" gelip kondu yanına.
Kaç rekât kıldığını şaşırdı bakıp ona.
 
O da, kendi kendine dedi ki: “Bak ey nefsim!
Benim dünyâ malında, aslâ yok bir hevesim.
 
Rabbimin huzûrunda ederken Ona tâat,
Ondan gayri bir şeye edilir mi iltifât?
 
Mâdem ki düşüyorsun sen böyle bir hatâya,
Ben de tasadduk ettim bu bağı fukarâya.”
 
Biri de anlatır ki: Babamız uyuyordu.
O sırada birisi, geldi ve onu sordu.
 
Ben de, “Babam uyuyor” deyince o kimseye,
Bu zaman uyunur mu?” deyip döndü geriye.
 
Merak edip, ardından gidince onun biraz,
Baktım, kendi kendine diyor ki: “Ey boşboğaz!
 
Nene gerek, gayrinin işine karışırsın.
Niçin bir başkasının hâliyle uğraşırsın?
 
Eğer uygun değilse akşama yakın yatmak,
Zararı ona olur, sana ne behey ahmak!
 
Bu günden îtibâren bir sene müddet ile,
Her gecen, uyumadan geçecek ibâdetle.”
 
"Temîm-i Dârî" vardı, sahâbedendi o da.
Bir akşam namâzını, kaçırmıştı uykuda.
 
Uyanıp, çok üzüldü ve dedi ki nefsine:
“Sana, cezâ olarak uyku yok tam bir sene.”
 
Yine "Mecmâ" adında bir kimse vardı ki hem,
Bir gün, bir pencerede kadın gördü nâmahrem.
 
O andan îtibâren ahd etti ki o dahî:
“Artık bakmıyacağım yukarıya vallahi.”