İMAM-I GAZALİ (Rahmetullahi Aleyh) Tul-i Emel

Tûl-i emel” şudur ki, dünyâ'yı sevenlerin,
Burada, çok yaşamak arzusudur zevk için.
 
Emel ve arzuları, hem uzun, hem de çoktur.
O, bu emellerinin ardınca koşup durur.
 
Kurtulabilmek için insan tûl-i emel’den,
Dünyâ muhabbeti”ni atmalı kalpten hemen.
 
Söküp atmak için de dünyâ muhabbetini,
İyi tanımalıdır onun hakîkatini.
 
Dünyâ’nın içyüzünü anlarsa biri eğer,
Bunu, kendi nefsine anlatıp şöyle söyler:
 
“Ey nefsim, ne ki Hakk’tan uzaklaştırır seni,
İşte “Dünyâ” onlardır, zararlı bil hepsini.
 
Dînin yasak ettiği “Haram” ile “Günâh”lar,
Bu târif mûcibince, hepsi dünyâ olurlar.
 
Dünyâ'nın zevkleri de, kısa sürer esâsen.
Onlar da, ölüm ile elinden çıkar zâten.
 
Dünyâ “Gölge” gibidir, önün sıra gider hep.
Gölgesine yetişen bir kimse var mı acep?
 
Ey nefsim, sen kaçarsan eğer dünyâ malından,
Aksine, dünyâ senin koşup gelir ardından.
 
Dünyâ, çok vefâsızdır, bir “Üzüntü”, bir “Sevinç”.
Böyle bir yalancıya insan inanır mı hiç?
 
Böyle iken, bir mü’min, bırakıp âhiret'i,
Dünyâ'ya sarılırsa, ne olur âkıbeti?
 
Bak, ömrün azalıyor, “Ölüm”e gidiyorsun.
Hazırlığın bile yok, niçin üzülmüyorsun?
 
Ey nefsim, bu dünyâ'nın böyledir işte hâli.
Niçin hâlâ gezersin “Uyur-gezer” misâli?
 
Dünyâ'nın bu hâlini mâdem ki biliyorsun,
Peki, "tûl-i emel"e niçin sarılıyorsun?”
 
Lâkin bu tûl-i emel, farklıdır her insanda.
Bâzısı “Devam üzre” kalmak ister dünyâ'da.
 
Böyle istemese de, yine bâzı kimseler,
Yaşlanıncaya kadar” yaşamayı isterler.
 
Bâzı müslümânlar da vardır ki yine fakat,
İstemez “Bir sene”den fazla sürsün bu hayat.
 
En çok, "bir sene" için yapar her hesâbını.
Daha ilerisine, hiç yormaz kafasını.
 
Bâzısı da, “Bir gün”ün bakar hazırlığına.
Ertesi günü bile, getirmez hatırına.
 
Bâzısı da vardır ki bunlardan da ileri,
Bir saat”tır onların dünyâ düşünceleri.
 
Yine bâzıları da vardır ki mü’minlerden,
Ölüm'ü, “Bir an” bile unutmazlar kat'iyyen.
 
Her insan, kendisini sanır "kısa emelli".
Lâkin bu, her insanın hâlinden olur belli.
 
Kim âhiret işine veriyorsa öncelik,
Ve yoksa gevşekliği dîninde bir zerrecik,
 
Eğer unutmuyorsa ölüm'ü kısa bir an,
İşte “Kısa emelli”, böyle olur bir insan.
 
Şöyle der ki eshaptan “Huzeyfe” hazretleri:
Zaman-ı seâdette, muhakkak her gün biri,
 
Çıkıp, seslenirdi ki şöylece: “Ey insanlar!
Göç için hazırlanın, ölüm'e az zaman var”.
 
Hazreti Ömer’in de şöyleydi ki âdeti,
Her gün, biri, kendine hatırlatırdı mevti.
 
O kimse, ücret ile, her gün gelip bir sefer,
Şöyle seslenirdi ki: “Öleceksin yâ Ömer!”