İMAM-I GAZALİ (Rahmetullahi Aleyh) Tövbe Etmek

Tövbe”, pişmân olmaktır işlenilen günâha.
Hâlisen boyun büküp, sığınmaktır Allaha.
 
Hiç kimse kurtulamaz tövbe ve istiğfârdan.
Zîrâ uzak değildir kul kusûr ve hatâdan.
 
Hiç günâh işlememek, “Melekler”e mahsustur.
Günâh işliyemezler, çünkü onlar mâsumdur.
 
Bütün “Peygamberler” de, günâhtan uzaktırlar.
Onlar, Hak teâlânın korumasındadırlar.
 
Fakat la’în şeytanın, ahvâli şudur ki hep,
Allahü teâlâya isyân eder rûz-ü şeb.
 
İkisi arasında yer alır bu "insanlar".
Günâh işler ve lâkin eder tövbe, istiğfâr.
 
Tövbe için, Kur'ânda buyurur ki Rabbimiz:
“Ancak tövbe etmekle kurtulabilirsiniz.”
 
Ve şöyle buyurur ki hadîste Resûlullah:
“Hiçbir insan yoktur ki, yapmasın hatâ, günâh.”
 
Lâkin tövbe ederse her günâhın peşinden,
Onlardır en iyisi, günâhkârlar içinden.
 
Yine buyurdular ki o Server buna dâir:
“Günâha tövbe eden, hiç yapmamış gibidir.”
 
Mârifet nûru ile bakan şöyle anlar ki,
Günâh “Zehir” gibidir, yâhut da “Ateş” gibi.
 
Zehir yiyebilir mi bir insan bile bile?
Yâhut tutabilir mi ateşi eli ile.?
 
Lâkin nefis ve şeytan, zehiri “Bal” gösterir.
Ancak ârif olanlar, bu sırrı görebilir.
 
Süleymân-ı Dârânî buyurur ki şöylece:
“Kul, boşa geçirdiği ömrü için sâdece,
 
Gözünden, "yaş" yerine "kan" gelinceye kadar,
Ağlasa, yeri vardır devamlı leyl-ü nehâr.”
 
Çok kıymetli “Cevher”e sâhip olan bir kimse,
Üzülür, içi yanar onu kaybetti ise.
 
Cezâ da görecekse hele o bunun için,
Daha fazla üzülür, doğrusu budur işin.
 
İşte insan ömrünün “Her nefes”i de aynen,
Çok kıymetli mücevher hükmündedir esâsen.
 
Çünkü o nefeslerin bilinirse kıymeti,
Ele geçirebilir ebedî seâdeti.
 
Gelince melek-ül mevt kula mevt zamanında,
“Ölüyorum” diyerek, telâşlanır ânında.
 
Ve der ki: “Ey Azrâil, bir miktar ver de izin,
İstiğfâr eyliyeyim Rabbime affım için.”
 
O der ki: “Nice günler vardı senin önünde,
Ve lâkin şimdi bitti, kalmadı bir tek gün de.”
 
Hâlisâne bir tövbe, elbet kabûl edilir.
Ve lâkin şartlarına uymak da lâzım gelir.
 
Şüphe etme, tövbenin kabûl edildiğine.
Şüphe et ki, “Şartları getirdin mi yerine?”
 
Gönüller, “Temiz ayna” gibidir sanki birer.
Siyah leke” bırakır onda kötü fiiller.
 
Peşinden iyi bir iş icrâ edildiğinde,
Birer “Nûr” peydâ olur o ayna üzerinde.
 
Resûlullah buyurdu: “Günâhtan sonra, hemen,
Bir iyi amel yap ki, silsin onu tamâmen.”
 
Su, nasıl temizlerse, elbisenin kirini,
Sevaplar da, temizler günâhın pisliğini.
 
Göke varacak kadar yapsan da fazla günâh,
"Hâlis tövbe" edince, affeder onu Allah.