İMAM-I GAZALİ (Rahmetullahi Aleyh) İhlaslı Olmak

Hak teâlâ buyurdu: “Kul, Allaha ihlâsla,
Tâatten başka şeyle emr olunmadı aslâ.”
 
Yine buyuruyor ki: “İhlâs, sırrımdır benim.
Dostlarımın kalbine, onu yerleştiririm.”
 
Muâz bin Cebel der ki: “İhlâs ile amel et.
Az da olsa, mahşerde eder sana kifâyet.”
 
Mâruf-i Kerhî der ki: “Ey nefsim, bakma halka.
İhlâs ile amel et, kurtulursun mutlaka.”
 
Ebû Süleymân der ki: “İhlâs ile bir adım,
Atana müjde olsun, budur benim murâdım.”
 
Bir âlim de diyor ki: “Niyet etmek ihlâsla,
O işin kendisinden müşkildir daha fazla.”
 
Rüyâda sordular ki büyüklerden birine:
“Hak teâlâ ne yaptı senin amellerine?”
 
Buyurdu: “Allah için yapmışsam her ne amel,
Onların hiç birine, gelmemiş aslâ halel.
 
Bir yoldan, ihlâs ile aldığım bir “Taş” vardı.
O bile, mîzânımın "sevap" tarafındaydı.
 
Fakat buna mukâbil, “Bin altın” değerinde,
Verdiğim sadakayı, göremedim yerinde.
 
Dedim ki: “Yâ ilâhî, sebep ne, bilmiyorum.
O hayrım, mîzânımda yoktur, göremiyorum.”
 
O sırada gâibden geldi ki şöyle nidâ:
“Gönderdiğin yerdedir, ne ararsın burada!”
 
Hemen hatırladım ki, verirken o şeyi ben,
Birisi görmüştü de, “Sevinmiştim” içimden.
 
Süfyân-ı Servî der ki: “İşlediğin bir işin,
Aleyhinde değilse, nîmettir senin için.”
 
Biri de, cihâd için, ihlâsla gitti harbe.
Bir kimseyi gördü ki, satıyor “Ucuz heybe”.
 
Dedi ki: “Şu heybeyi, bu fiyata alayım.
Filân yerde satarak, para da kazanayım.”
 
Onu aldı ise de, rüyâ gördü o gece.
Baktı ki, iki melek yere indi hemence.
 
Birisi, diğerine dedi ki: Bu gâziler,
Allah için cihâda ederler seyr-ü sefer.
 
Tek tek isimlerini yazıver her kişinin.
Ve not et ki: “Cihâda giderler Allah için.”
 
Ve lâkin filân adam, giderse de cihâda,
Onun bu niyetine, karışıyor "riyâ" da.
 
Çünkü “Desinler” diye ve “Gösteriş” olarak,
Gidiyor ki, bu hâli beğenmez cenâb-ı Hak.
 
Sonra onu gösterip, dedi ki: “Şu kimse de,
Ticârete gidiyor, kendisi bilmese de.”
 
O bunu işitince, dedi ki: “Ey melekler!
Ben dahî Allah için ederim seyr-ü sefer.”
 
Melek dedi: “Ey filân, niyetin mâdem iyi,
Ne için satın aldın öyleyse o heybeyi?”
 
O kimse ağlıyarak, dedi ki ona tekrar:
Bunu ilerde satıp, edecektim biraz kâr.”
 
O melek, diğerine dedi ki: “Yaz öyleyse.
Bu, önce Allah için yola çıktı ise de,
 
Yolda, satın almıştır bir heybeyi, kâr için.
Allah nasıl isterse, öylece hükmeylesin.”
 
O kimse uyanınca, anladı hatâsını.
Silip attı kalbinden "para" ve "kâr" faslını.
 
Bunun için büyükler, şöyle buyurmuşlardır:
“Yalnız hâlis işlerden insana fayda vardır.”