İMAM-I RABBANİ (Kuddise Sirruh) Kötü Din Adamları

"İmâm-ı Rabbânî" ki, evliyânın baş tâcı.
Ona, kalplerimizin çok vardır ihtiyâcı.
 
Her sözü, hasta olan kalplere bir devâdır.
Yine bir mektûbunda şöyle buyurmaktadır:
 
(Nasîhatlerin özü, şudur ki en evvelâ,
Birlikte bulunmaktır “Allah adamları”yla.
 
Çünkü bu büyüklerin bildirdikleri gibi,
Îmân” edinmedikçe, her şey "Boş"tur tabii.
 
Dînin bekçisi olan bu büyük âlimlerin,
Yolunda yürüyenler, azaptan olur emîn.
 
Çünkü onların yolu, “Ehli sünnet” yoludur.
Sağa, sola sapmıyan, orta ve doğru yoldur.
 
Bundan, “Kıl ucu” kadar ayrılık olsa biraz,
Âhiret'te, azaptan kurtuluş mümkün olmaz.
 
Bu yoldan, zerre kadar ayrılmışsa bir kimse,
Onunla arkadaşlık, zararlıdır herkese.
 
Böyle bir kimse ile arkadaşlık etmeyi,
Öldürücü zehir”den, daha fecî bilmeli.
 
Onların sohbetini, hiç dinlememelidir.
Yılan sokması” gibi, zararlı bilmelidir.
 
Gâyesi "Dünyâ" olan din adamlarından da,
Sakınıp, durmamalı az bile yanlarında.
 
Çünkü onlar, dünyâ'yı ederler dîne âlet.
Onlara aldananlar, helâk olur nihâyet.
 
Gönül ehli birisi, gördü bir gün "Şeytan"ı.
Baktı ki oturuyor, boş geçiyor zamanı.
 
Sordu ki: “Niçin böyle bomboş oturuyorsun?
Herkesi aldatmaya gayret sarfetmiyorsun?”
 
Dedi ki: “Bu zamanın, kötü din adamları,
Yoldan çıkarıyorlar zâten bu insanları.
 
Onlar, benim işimi çok güzel yapıyorlar.
Hattâ bana yapacak bir iş bırakmıyorlar.”
 
Hakîkî bir müslümân, düşünür hep dînini.
İslâma hizmet” için, fedâ eder kendini.
 
Hattâ hizmet ederken Allahın kullarına,
Kendi menfaatini, getirmez hatırına.
 
Dışarıdan bakanlar, onu “Akılsız” bilir.
Zîrâ “Maksat sâhibi, sanki deli gibidir.”
 
Nitekim Resûlullah buyurdu: “Bir kimsenin,
Îmânı tamam olmaz, deli denilmeksizin.”
 
Hak teâlâ her kimi, Allahın kullarına,
Hizmette kullanırsa, müjdeler olsun ona.
 
Bu dünyâ, âhiret'in tarlasıdır evlâdım.
Burada, tohumları yemeyip, ekmek lâzım.
 
Böylece “Bir” tâneden, “Yediyüz” tâne almak,
Mümkünken, ne fenâdır bunu elden kaçırmak.
 
Kardeşin kardeşinden, ananın evlâdından,
Kaçtığı o gün için bir hazırlık yapmıyan,
 
Dünyâ ve âhiret'te zarar ve ziyândadır.
Muhakkak pişmân olup, âkıbeti hüsrândır.
 
Aklı olan bir kimse, fırsat bilir bu ânı. 
Oraya hazırlıkla geçirir her zamanı.
 
Bu kısacık zamanda, faydalı tohum eker.
Bir tâneden, sayısız meyveler elde eder.