MUHAMMED MÂSUM FÂRÛKÎ (Kuddise Sirruh) En Büyük İki Nimet

"Mâsum-i Fârûkî" ki, çok büyük velî bir zât.
"Mektûbât" kitâbında şöyle etti nasîhat:
 
(Eğer iki nîmete kavuşursa bir kimse,
Üzülmesin, hal ve zevk onda mevcud değilse.
 
Yâni hiç olmasa da, bir mânevî zevk ve hal,
O iki nîmet varsa, üzülmeye yok mahal.
 
Biri, islâmiyyete tam bir "tâbiiyyet"tir.
Öbürü de, üstâda, "sevgi ve muhabbet"tir.
 
Eğer bir müslümânda, bu ikisi var ise,
O, kavuşur her türlü "bereket" ve "feyiz"e.
 
Eğer bu ikisinden, olursa biri noksan,
Felâket olabilir âkıbeti o zaman.
 
İlim, amel, kerâmet, çok olsa dahî bilfarz,
Onu, felâketlerden yine de kurtaramaz.
 
Bu iki nîmetin de, elden çıkmasına hep,
Kötü arkadaş”larla bulunmaktır tek sebep.
 
Dinsiz veyâ mezhebsiz kimseler ile olmak,
Ve yâhut da onların kitâbını okumak,
 
Hattâ bütün zararlı neşir vâsıtaları,
"Kötü arkadaş"tır ki, saptırır insanları.
 
Bu bozuk neşriyâttan hep uzaklaşmalıdır.
"Arslandan kaçar" gibi onlardan kaçmalıdır.
 
Hakîkî âlimlerin kitâbını okuyan,
Kurtulur âhiret'te Cehennem azâbından.
 
Kazâ kader bilgisi, çok nâziktir ve ince.
Yâni anlaşılması müşkil ve güçtür nice.
 
Bunların üzerinde münâkaşa, konuşmak,
Hadîsi şerîflerle edildi men ve yasak.
 
Bize düşen, evvelâ Allahü teâlânın,
Emir ve yasağını öğrenmektir bi hakkın.
 
Yâni islâmiyyeti öğrenerek iyice,
İhlâsla yaşamaktır bu ahkâm mûcibince.
 
"Kader"e inanmamız emrolundu ve lâkin,
Fazla incelemeye, yok müsâde ve izin.
 
Yalnız şu kadarını bilmeli ki muhakkak,
Her şeyi biliyordu ezelde cenâbı Hak.
 
Vakitleri gelince, yaratılmalarını,
O irâde eder ve yaratır tamâmını.
 
Yâni “Hâlık” ve “Mûcid”, yalnız Hak teâlâdır.
İşi, insan kesb eder, Hak teâlâ yaratır.
 
Bir şeyi kesb ediyor, istiyorsa bir kişi,
Allah dahî dilerse, yaratıyor o işi.
 
Bir işin olmasını dilemezse Rabbimiz,
Ne kadar istesek de, yapamayız onu biz.
 
Kul, serbest irâdeyle yaptığından bu işi,
Her yaptığı amelden, mes'ul olur her kişi.
 
Günâhı, istiyerek ettiğinden irtikâb,
Mes'ul olup, mahşerde yapılır ona azap.
 
Lâkin Hak teâlânın, sonsuzdur merhameti.
Emretmez kullarına çetin, zor ibâdeti.
 
Yapabilecekleri şeyleri emretmiştir.
Zararlı olanları, men ve yasak etmiştir.
 
Hepsi kolay işlerdir namâz, oruç, hac, zekât.
Kalbi hasta olana, zor gelir bunlar fakat.